Bir önceki yazımın dip notunda, devamındaki yazıyla konumuza devam edeceğimizi belirtmiştik.
Başlık: “AKP’nin Takiye rotası ve Murat Taşkın’ın yazısı..”
Aynı başlığın sonuna –devam- anlamında (2) yazıp sürdürecektik konuyu! .
Klavyenin başına oturduğumda “olmaz” dedim. Çünkü bugün 1 Mayıstı. O halde bugünkü yazı başlığımın ilk satırından başlayalım!..
***
Anlamını kavrayarak ne zaman başladım 1 Mayıs yazılarına:
-Mesleğimin ilk yıllarından başlayarak haberlerle!..
İlk yıllar 1965’lerin sonlarına doğru Sakarya’da. Yaşadığım kentte de 1 Mayıs’lar,
cılız katılımlarla ve emekçilerle güvenlik güçleri arasında geçen takip ve kovalamacılarla geçip giderdi! Bizler de olanı biteni izler, gazetelerimizde haberleştirirdik. Giderek;
-Rahmetli Mehmet Aktop’tan özenti, yakama iliştirdiğim “Kırmızı Karanfiller” ile!..
***
Ama Hürriyet Haber Ajansı’nda çalıştığım 1977 1 Mayıs’ı anılarımın unutulmazları arasındadır. Erdoğan Kahya ile büronun tek radyondan İstanbul Taksim’deki kutlamaları dinliyoruz. Bir anons spikerden:
“-Olaylar başladı. Belirsiz birkaç noktadan işçilerin üzerine ateş açılıyor, panzerler alan giriyor. Büyük bir panik yaşanıyor. İnsanlar Kazancı yokuşuna doğru kaçışıyor. Ölü ve yaralıların olduğu görülüyor.”
“Eyvah” diyorum. Biliyorum ki Lise öğrencisi Kardeşim Ersin’de orada. Aklıma üşüşen ‘acabalarla Erdoğan’a dönüp “ver bir sigara” dediğimi hatırlıyorum.
- Bir süredir sigara perhizindeyim zira.
Bu özet anılarla tüm emekçilerin 1 Mayıs’ını kutluyorum..
Murat Taşkın’ın yazılarına dönelim
Gazetemizde ayrı sayfalarda da olsa köşe arkadaşıyız!. Kendisiyle haftada iki gün aynı gazetede buluşuruz! Tarzı, stiliyle ve konulara hakimiyetiyle beğenerek izlerim. Şunu da belirteyim; Yereldeki siyasi partilerin uzmanıdır. Özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin!.
***
Geçen bir haftanın gündemini Eskişehir kamuoyu biliyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yayımladığı Özelleştirme kararnamesi!.. O kararnameden Eskişehir’in simge merkezlerinden ikisine de piyango vurmuş!:
Oraya yenisini yapacağız diye açıklamalar yapılan eski devlet hastanesinin boşa düşürülen arsası ile halkımızın bir zamanlar “bin yataklı” diye övündüğü Hava Hastanesi!..
Sevgili Murat, bu kararı eleştirdikten sonra, bunun devamı olarak “Yarın buralar da özelleştirme kapsamına alınırsa kimse şaşırmasın” başlıklı ikinci bir yazı daha kaleme alıyor.
İlgiyle okumaya başlıyorum. “Buralar” dediği noktada Şeker Fabrikası ile başlıyor. “Fabrikanın bulunduğu arsanın rantı o kadar yüksek ki iştahların kabarmaması mümkün değil. Yakında ‘fabrikayı yenileme’ bahanesiyle taşıyıp, burası da özelleştirme kapsamına alınırsa kimse şaşırması!”
***
Sıpanın aklına karpuz kabuğu…
Kentin “Rantı Yüksek” alanlarını sıralamaya, TÜRASAŞ devam ediyor Murat. Yanındaki eski DDY Hastanesi’ni de hatırlatarak, Burayı da Otelden AVM’ye, lüks konutları uygun görmüş!..
Bana da Eyvah(!) dedirten bir başka alan. Vişnelik’teki “Okullar Bölgesi. Anlayışımla çok üniversitede bulunmayan bir kampüs alanı anlayacağınız.
Sıralamaya devam: Büyükşehir Belediyesi’nin arkasında kalan, yapıları yıkılmış eski vergi dairelerinin olduğu yer. Ve dahi Atatürk Caddesi’ndeki Orman Bölge Müdürlüğü binaları…
***
Tam bu noktada Murat’ın sıraladıklarından dehşete düşüyorum!..
-Ne yaptın sen arkadaş Sıpanın anasının aklına karpuz kabuğu düşürmüşsün!..
Devamını okuyunca O’nun da aynı endişeyi taşıdığını görüp rahatlıyorum:
“-Acaba akıllarında yokken bu yerleri akıllarına sokar özelleştirilmelerine yol açar mıyız diye çok düşündük. Sonra dedik ki; bizim aklımıza gelen, zaten onların radarına çoktan girmiştir”
***
Bir sonraki yazısında AKP sözcülerinin “Sağlık Bakanımızla görüştük Katiyen özelleştirme falan yok” açıklamasına atıfla diyor ki:
-Bunu resmi gazetede görmeyince inanmam!..
İnanma Murat. (Olmaz ya) resmi Gazetede yayınlansa bile inanma!..
Kalemine bereket kardeşim!..
***
Bir kutlama, bir eleştiriyi bir köşeye nasıl sığdırdım ama!...
