Hayvanların içinde rengi ve hareketleriyle beğenilmeyen hayvan karga der geçeriz. Oysa kargaların oyuncu olduğunu hatta oyunbazlardan olduğunu öğrendim. Cevizi yüksekten sert bir yere atar sonra içini yer! Kıramadığı cevizi ise trafiğin yoğun olduğu caddelere atar ve arabaların üstünden geçerek kırılmasını sağlar ve cevizin içini yer. Hayvanlar aleminin en akıllı kuşudur.. Kendisine yapılan her şeyi hatırlar. 

Şimdi, Hocam karganın yaşamının sırası mı şimdi? Bir yanda deprem acılarımız, bir taraftan siyasi deprem varken....Dediğinizi duyuyorum... Sabredin.

Efendim. Ben okuduklarımı sizlere aktarıyorum. Karga bu! Gak dedi mi? İyi.. çok iyi düşünmeniz gerekir. Ses taklit etmesiyle, 100 kelimeden fazla ve 50 cümle hafıza yetenekli karga bu konuda birinci sıraya oturur.. Onun için karga diyerek geçmeyin! Yukarıda bahsettiğimiz kargaların dışında diğer bazı karga türlerini de söyleyeyim;  Orman Kargası, Leş Kargası, Amerikan Kargası, Palmiye Kargası ve Çöl Kargası. Gelelim öykümüze....

Zamanın içinde Kemal denilen bir çocuk varmış. Köylerindeki evlerinin bahçesinde minicik bir kuş bulur. Etrafında da kedileri görünce narin kuşu alır ve koyunlarının bulunduğu ahıra götürür. Ona samandan bi yer yapar ama kuş ağzını açıp açlığını bildirir. Kemal koyunların sütüyle besler. Kara bi kuş iyice ilgisini çekti. Kuşunun karga olduğunu öğrenir. Daha sonraki günlerde kargasını topraktan çıkardığı solucanlarla her gün besler. Kemal’in kargası büyür. Karga ahırda uçmaya başlar ama Kemal’in haber olmaz. Kemal bir gün hastalanır. Kargayı beslemeye gidemez. Ertesi gün hasta haliyle ahıra gider ve kargaya yaklaştığında karga Kemal’in üstüne uçar. Kemal sevinirken... aç bıraktığı karga birden Kemal’in gözünü gagalayarak yer. Kanlar içerisinde kalan Kemal ne yapacağını bilemez. Karga uçar gider.

O günden sonra “Besle kargayı oysun gözünü” Ata sözü vücut bulur. Bu meselle biz insanlara iyilik yaparken iyi düşünmemiz gerektiğin öğütlenir.