Geride bıraktığımız 2025 yılından en çok hangi konuları anımsıyoruz?
Ekonomik krizin yarattığı geçim sıkıntısı
Kötü koşullardaki otellerde yaşamak zorunda kalan emekliler
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması
CHP’li Belediyelere yapılan operasyonlar
Gazeteci, sanatçı veya farklı çevrelerden kişilerin göz altına alınmaları, tutuklanmaları
MESEM’de çocuk ölümleri
Kadın katliamları
CHP kurultayı hakkında açılan mutlak butlan davası
Çok konuşulan başlıklardan sayılabilir.


Siyasi tartışmalar bir yanda 2026’nın ilk günlerinde ise yetersiz kalan emekli maaşları gündem olmaya devam ediyor.
Refah payını dikkate almayan, düşük ücretlerde iyileştirme beklentisini boşa çıkaran yüzde 12’lik artış oranı tepkilerin artmasına neden oldu.
“Emeklilerimizin taleplerine duyarsız kalmadık, enflasyona ezdirmedik” diyen iktidar temsilcilerinin söylemleri bu yıl da yine lafta kaldı.
Emekliler büyük bir hayal kırıklığı içinde artan kiralar ve hayat pahalılığı karşısında yaşam mücadelesi vermeye devam edecekler.
Sokak ropörtajlarının birinde bir emekliye mikrofon uzatıldığında “Yarı günümüz aç, yarı günümüz tok” dedi.
Ülke genelinde sayıları 16 milyonu bulan emeklilerin hali gerçekten de çok sıkıntılı.
Bu bağlamda 4 milyon emekliyi ilgilendiren ‘en düşük aylık’ için ise yasa değişikliği hazırlığı yapıldığı yönünde bilgiler var ama içeriğinin ne olacağı henüz belli değil.
Diğer yandan 30 bin TL olan açlık sınırının bile altında kalan asgari ücretliler de çok büyük bir zorluk içinde.
Şubat ayı başında alacakları ve bir yıl geçerli olacak olan asgari ücret henüz ceplerine girmeden marketlerde etiketler değişti bile.
Genel olarak bakıldığında ücretli çalışanların durumu da emeklilerden farklı değil.

Bu olumsuz tablo karşısında CHP’nin asgari ücretin 39 bin TL’ye çıkarılması ve en düşük emekli aylığının da bu seviyeye yükseltilmesi ile ilgili eylem planı açıklandı.
CHP Grup Başkan Vekili iktidar partisinin bu talebe yönelik bir düzenlemeyi Meclise getirmesini beklediklerini eğer bu yönde gelişme olmazsa Meclisi terk etmeyeceklerini açıkladı.
Önemli bir girişim ancak diğer muhalefet partileri de destek verirse ücretlerin iyileştirilmesi yönünde daha güçlü bir baskı kurulabilir.

Diğer yandan Emekli Sendikaları, Emekli Dernekleri ve ilgili tüm kurumlar Türkiye’nin her yerinde kitlesel eylemler yaparak mevcut duruma karşı itirazlarını dile getiriyor.
Emeklilerin isyanı günden güne büyüyor.
Emekliler “Yüzdelik artış değil insanca yaşanacak ücret” istiyor.
GEÇİNEMİYORUZ diyerek seslerini her ortamda duyurmaya çalışıyor.
Bu bağlamda güvenilirliği çok ciddi biçimde tartışmalı hale gelen TÜİK’e yönelik tepki de çok büyük.

Emekliler 2023 genel seçimi öncesinde taleplerini duyurmak için sahadaydı.
Örgütlü güç olarak partilerin dikkate almak zorunda kaldığı ‘etkin bir kitle’ olmayı başardılar.
O dönemden bu yana toplumun tüm kesimleriyle büyük bir dayanışma içinde mücadeleye devam ettiler.
Gelinen noktada emeklilerin “Açlığa ve Sefalete Hayır” haykırışlarını iktidar kanadından duyan olacak mı, bekleyip göreceğiz.