‘Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı...
……………….
Topraksızı topraklandırmadan…
………….
İşçinin durumunu sağlama bağlamadan…
………..
Halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi…
………….
Köklü değişiklikler ister…
…..
Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir…
………
İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir…
……
Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın…
……….
Demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar…
……
Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır…
………..
Bu, oyundur, kolaydır…
………..
Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte…
………….
Biz de demokrasinin kolayını seçtik…
………..
Çok şeyler göreceğiz daha…’
……………….
Yukarıdaki sözler Köy Enstitülerinin kurucusu rahmetli İsmail Hakkı Tonguç’a ait…
…………
Adam yıllar önce Türkiye’nin bugününü görmüş!
…………..
Batı felsefesinin temelini atan, Yunan felsefesinin kurucusu olan Sokrates de demokrasiyi tehlikeli olarak nitelendirir…
………….
Devlet yönetimini bir gemi yolculuğuna benzetir…
……….
Fırtınalı bir denizde gemiyi yönetecek kaptanı seçerken kura çekmek ya da halkın oyuna başvurmak yerine…
…………..
Bu işin eğitimini almış ve uzmanlaşmış kişilerin tercih edilmesini savunmuştur…
………..
Evet, Amerika’nın başında Trump gibi bir manyak var…
………………
Avrupa’da ise faşizm hızla yükseliyor…
…………….
En son Almanya’da aşırı sağcılar kazandı…
……………
Bizde ise görünen köy kılavuz istemiyor!

DÜNYA VE İNSAN!
Kutuplarda, Norveç’e bağlı Svalbard Adası’nda yavru bir kutup ayısı, bulduğu plastik poşetle beslenmeye çalışırken görüntülenmiş…
……….
Brezilya kıyılarına 2 hafta önce bir penguen ölüsü vurmuş. Penguene yapılan otopside karnında maske olduğu belirlenmiş. Penguen, yiyecek sanarak yediği maske yüzünden ölmüş…
……………
Avustralya’ya bağlı Tazmanya’da 270 balina karaya vurmuş. Sığ sularda mahsur kalan balinalardan 25’i kurtarılabilmiş. Gerisi ölmüş…
………………
İnsanoğlunun mahvettiği dünya şimdi hayvanları öldürüyor…
………..
Yarın sıra kendisine gelecek…


TEMEL’İN KÖŞESİ
PİZZA
Temel İstanbul’a gelmiş ve arkadaşları onu ilk defa bir pizzacıya götürmüşler. Garson pizzaları getirdikten sonra bölerek sıcak sıcak servis yapıyormuş. Temel’e ‘Efendim pizzanızı dörde mi böleyim, yoksa sekize mi?’ diye sormuş. Temel ‘Dörde böl, sekiz parça bana çok gelir’ demiş…