Yaşananlara bakılacak olursa, gelinen noktada bu iktidar değişmeden Özgür Özel’in CHP’yi geri alamayacağı anlaşıldı.
Çünkü iktidar bunu istemiyor.
***
Yine birkaç gün içinde yaşananlara bakılacak olursa, CHP’yi son seçimde birinci parti yapan seçmen, Güvenpark ile Anıtkabir arasında göstermiş olduğu reaksiyonla, “Özgür Özel’in CHP’sini daha nasıl destekleriz?” arayışı içine girmiş vaziyette.
Görünen o ki bu arayış, CHP içinde de siyasette de mutlaka bir mecra yaratacak gibi.
Yani...
***
Buradan yeni bir siyasi irade çıkması muhtemel gözüküyor.
Zira...
Koşullar, baskı ve abluka ile gelen zorunluluk, yeni bir yolu açacağa benziyor.
Yeni bir siyasi hareketin başlangıcını oluşturacak olan bu girişimi de bizzat halk sürükleyecek sanki...
İktidar, son hamlesiyle CHP’yi parti binasının içine kapatmanın yolunu, Kılıçdaroğlu’nu ortaya sürerek sağlamak istedi.
***
Ancak...
Butlan gibi saçma bir karar yolu ile CHP’yi parçalama hamlesi; bırakın CHP’lilerin büyük bir kesimini, toplumsal muhalefeti tek ses haline getirdi.
Dahası...
Bu hamle, değişim siyasetini parti binasından tam anlamıyla çıkartmış oldu.
Sonuç olarak...
***
CHP üzerinde oynanan oyun, sonrasında yaşananlar ve gelinen sürecin ortaya koyduğu tek gerçek, seçmendeki değişim iradesinin daha da güçlendiği gerçeği oldu...
Bugün iki ayrı CHP’den ibaret oluşan tablo şudur aslında:
İktidarın istediği CHP, genel merkez binası ve imkânlarına oturtulmuş; seçmenin istediği CHP ise resmen olmasa bile aslında sine-i millete dönmüştür...

“KONUŞMASINI KÂĞITTAN OKUYANA OY VERMEM!”
Cumartesi günü çoğunlukla gençlerin tercih ettiği bir kafedeyiz.
Kafede televizyon kanalı ekranı ikiye bölmüş ve bir tarafında Kemal Kılıçdaroğlu’nun, diğer tarafında da Özgür Özel’in konuşmasını canlı olarak veriyor.
Kılıçdaroğlu konuşmasını elindeki kâğıda bakıp okuyarak yapıyor. Çoğu zaman kâğıdında yazılanları da okumakta zorlanıyor.
Özgür Özel ise önündeki kalabalığa irticalen hitap ediyor.
***
İşte tam da o sırada, bir yandan simit ve poğaçalarını çayları ile birlikte yiyerek kahvaltılarını yapan ön masadaki kızlı erkekli gençlerden biri, ekranın sol tarafında konuşan Kılıçdaroğlu’nu işaret ederek “Ben, yapacağı konuşmayı kâğıttan okuyan birinin partisine asla oy vermem” diye bir çıkış yaptı.
Masada bulunan arkadaşlarından birinin “Neden?” diye sorması üzerine aynı genç, “Nedeni mi var? Biz bile okulda bir dersin konu sunumunu irticalen yapmak zorundayız. Biz kâğıttan okuyarak ders geçemeyiz, adamlar kâğıttan, ekrandan okuyarak ülke yönetiyorlar” dedi...
***
Masada bu diyaloglar yaşanırken can alıcı tespit, o ana kadar lafa hiç girmeyen gençten geldi.
Simidinden aldığı bir lokmayı çayını yudumlayarak yutan genç şöyle bir yorumda bulundu: “Ben, yaşı 80’e dayanmış olan liderlerin partilerinin hiçbirine oy vermem. Çünkü bizim gibi gençlerin geleceğinde var olmayacak bu liderlerin, bize gelecek sağlayacaklarına inanmıyorum!”

ESKİŞEHİR’DE KİMLER BUTLAN’IN ARKASINDA DURUR?
Eskişehir’de mutlak butlan kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alacak isimler konuşuluyor.
Konuşulan isimler arasında eski il başkanlığı yapmış isimler, eskiden aday olmuş isimler ve eskiden milletvekilliği yapmış isimlerin yanı sıra hâlen milletvekilliği yapan isimler var.
***
Söz konusu isimlere baktığınızda hepsi bir şekilde kaybetmiş isimler!
Kimi mahallesinden delege seçilememiş, kimi aday olduğu kongrede kaybetmiş, kimi yeniden il başkan adayı olamamış, kimi bir şekilde yeniden milletvekili listesine girememiş ya da bu yönetimle yeniden milletvekili olma şansı kalmamış isimlerden oluşuyor.
***
Konuşulan bu isimler, kaybettikleri için mutlak butlan ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket etmeyi hem yeni bir şans yakalama hem de kaybetmiş olmalarının intikamını alacakları bir fırsat olarak görüyor olabilirler.
Ancak şöyle bir gerçekle de karşı karşıya bu isimler:
***
İktidar eliyle yaratıldığı anlaşılan butlan kararının bugün arkasında durmanın da kaybetmek olacağının farkındalar.
O yüzden Eskişehir’de Kılıçdaroğlu ile hareket edeceği konuşulan isimlerin çoğunun, bu şekilde de kaybetmeyi göze alacağını düşünmüyorum.
Bu isimlerin ancak birkaçının, kaybedeceğini bile bile Kılıçdaroğlu ile yürüme kararı vereceğini tahmin ediyorum.