Genel kurul üyelerinin oyları ile 3 yıllığına kulübün başkanlığına seçilen Mustafa Akgören ve yönetimi bir yılını doldurdu.

Görevi aldıklarında mali yönden tükenmiş bir kulüp vardı.
Yönetim ilk iş olarak elini cebine attı.
Kendi aralarında topladıkları paralarla işe başladılar.
Ama, dışarıdan destek alınmayınca ancak günü döndürebildiler.
Acil dosyalara ödeme yaptılar.
Ancak; yeterli olmadı.
Sadece malumun ilamını uzattılar.
****
13. haftada göreve geldikleri geçen sezon Kasım sonunda TFF tarafından 9 puanımız silinmişti. Takım 3 galbiyet 2 beraberlik ve 2 puanla son sıradaydı.
Lig bitmeden bir -6 puan cezası daha geldi.
2019-20 sezonunda toplamda 15 puanımız silindi.
Ligi 7 galibiyet 6 beraberlik ile tamamladık.
Pandemi nedeni ile seyircisiz oynanan maçlar yüzünden tribün gelirleri bitti. 
Giderler arttı.
Gelirler azaldı.
****
Akgöre; göreve geldiğinde "Tüm olumsuz tabloya rağmen hiç bir şey imkansız değil!" demişti.
Ama; şartlar giderek ağırlaştı.
Bugünlere gelindi.
TFF bulunduğumuz ligdeki kulüplerin kriterlerine bakarak, puan silme infazını sadece Eskişehirspor için kullandı.
-3 ile başladık.
Yönetimin bu dar boğazdan çıkmak için çeşitli projeleri vardı.
Ama; gerek sportif başarısızlık, gerekse ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar ve seçilmiş ve atanmışların ilgisizliği projelerin hayata geçirilmesini engelledi.
****
Yönetimin takım ile ilgili icraatları eleştiridi.
Teknik Kadro eleştirildi.
En önemlisi bu durumdan en fazla etkilenen grup olan futbolcular eleştirildi.
Elimizdeki malzeme belliydi.
Kadro eksikti.
Rakiplerimizde her bölgeye uygun iki hatta üç futbolcu bulunurken, bizde bölgesinde oynayacak kalite ve kapasitede futolcu sayısı yetersizdi.
Bazı bölgelerde hiç yoktu.
****
Takımın tecrübeli futbolcuları dama taşı gibi kullanıldı.
Ama; tutmadı.
Henüz istenen güç ve fiziksel kapasiteye erişememiş yeterince tecrübe sahibi olmayan gençler tüm çalışkanlıklarına rağmen skora bağlı kırılmalar yaşadı.
Son Adana Demirspor maçı bunun en iyi örneği.
Yine de; bu maçta ilk 50-55 dakikada oynanan futbol umutlarımızı yeşertti.
Güven aşısı oldu.

***


PATEN, KIZAK, SCOOTER
Bizim kuşak karlı havalarda kaymak için tahtadan kızaklar yaptı.
Odunpazarı'nda yapılan kızak yarışmalarına katıldı.
Bir tahtanın altına demiri büküp, ayağımıza iple bağladığımız patenler yaptık.
Karlı buzlu havalarda sokaklarda paten yapma zevkini yaşadık.
Bilyalı tekerlekleri kullanarak, el ve pazar arabaları yaptık.
Hepsi; el emeğiydi.
Kendimiz ürettik.
Bunları gerçekletirecek hayal gücümüz ve becerimiz vardı.
Hayallerimizi gerçekletirirken, kendimizi de geliştirdik.
****
Şimdi; paten satın alabiliyorlar.
Ya da scooter alabiliyor, kiralayabiliyorlar.
Karne hediyesi olarak bisiklete tek kişilik motorlu araçlara sahip olabiliyorlar.
Bizim çocukluğumuzda geçerli tek ölçü para değildi.
Ailelerimiz dar gelirliydi.
İstedğimiz pek çok şeyi çalışarak, emek vererek elde ettik.
Ama; biz çok güzel günler yaşadık...