Belki hatırlarsınız, belki de hafızalarınızdan silinmiştir, bundan tam 2,5 yıl önce Eskişehir Sanayi Odası tarafından “Hepimiz Birimiz” adı altında istişare toplantıları düzenlenmişti.
***
Bu istişare toplantılarından ilki dönemin CHP milletvekilleri ve il yöneticilerine, ikincisi de AK Parti milletvekilleri ve il yönetimiyle yapılmış, Esnaf Oda Başkanları ile Sivil Toplum Örgüt başkanlarının da davet edildiği istişare toplantıları daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile devam etmişti.
***
İşte o istişare toplantılarında sanayiciler yakındıkları konuları bir rapor halinde toplantıya katılanlara vermiş, konuların başlıkları da şu şekilde belirlenmişti:
-Şehir içi trafik sorunu...
-Konut kiralarının yüksek olması
-Çevre yolu ihtiyacı...
-Kentsel dönüşümde vakit kaybedilmesi...
-Havalimanının yeterince kullanılamaması, yurt içi uçuşların olmaması...
-Limanlara demiryolu bağlantısının olmaması...
-Nitelikli personel bulunamayışı...
-Finansmanlara erişimin zorluğu...
-Maden sektörünün içinde bulunduğu sorunlar...
-Yatırımın önünde bulunan sıkıntılar...
-Döviz fiyatlarının neden olduğu sorunlar.
-Vize problemleri.
-Meslek liselerinin tercih edilmemesi...
***
Sözünü ettiğimiz istişare toplantılarının ve bu toplantılarda düzeltilmesi için dile getirilen konuların raporlar halinde verilmesinin üzerinden koca 30 ay geçmiş.
Önümüze düşünce yakınılan konulara şöyle bir göz gezdirdik, bugüne kadar tek bir tanesi dahi halledilememiş.
30 ayda bir arpa boyu yol katledilememiş anlayacağınız.
İstişare toplantıları da resmen boşa gitmiş.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ZÜĞÜRTLÜĞE ALIŞTIRDILAR YA HELAL OLSUN!
Ailesinden kalan oldukça yüklü bir mirası bir müddet sonra kaybeden adam, elde avuçta hiçbir şey kalmayınca Nasreddin Hoca’nın kapısına dayanıp, dert yanmaya başlamış.
***
-Durumum çok fena hocam! Neredeyse dilenci olma noktasına geldim. Benim halim ne olacak? Ne olur derdime bir çare bul.
Nasreddin Hoca “Merak etme evlat” demiş önce.
Ardından da.
“Yakında bu dertten tamamen kurtulacaksın.”
Adam heyecanlanmış…
-“Yine eskisi gibi varlıklı mı olacağım?”
“Hayır evladım” demiş hoca. “Züğürtlüğe alışacaksın!”
***
Zamlar o kadar üst üste geldi ki, artık herkes alıştı!
İçinde doğru dürüst para edecek bir ürünün olmadığı poşet bile markette 400-500 lira tutuyor olmasına…
-Pazarda meyvenın tane ile alınıyor olmasına.
-Peynir yerine lor alınıyor olmasına.
Bir fincan kahvenin 80-100 liradan içiliyor olmasına.
Kuru-Pilav yediğiniz lokantadan 500 lira bırakıp çıkılıyor olmasına artık hiç kimse şaşırmıyor!
Dikkat ediyor musunuz? Akaryakıta zam gelecek diye artık istasyonlarda kuyruk bile olmuyor.
Hemen her gün yapılır hale gelen zamlara artık o kadar alışıldı ki, “Nasıl olsa depo bitene kadar iki kere zam gelecek” diye umursanmamaya başladı.
Dahası…
Satın aldığı bir ürün fiyatının yüksek oluşu karşısında kısa süreli bir şaşkınlık yaşayanlar, o şaşkınlığı üzerlerinden atar atmaz “Her şey bu kadar zamlanırken bu ürünün fiyatının da bu kadar olması normal canım!” diye düşünür hale geldi.
***
Velhasıl bir türlü dinmeyen zam yağmuru ile hepimizi züğürtlüğe alıştırdılar ya helal olsun!
Yararlarına olacak, yaşamlarını kolaylaştıracak hiçbir yeniliği inatla kabullenmeme adına olabildiğince direnç gösteren halkı da zamlara alıştırıp kabullendirdiler ya…
İki kere helal olsun!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
HER BELEDİYE BAŞKANINA YASA İLE HAK TANINAN NORMAL BİR GÖREVLENDİRME SONUÇTA...
İlçe belediye başkanlarına meclis üyeleri arasından nüfusa göre belirli sayıda ismi belediye başkan yardımcılığı görevine getirme hakkı tanınmış.
***
Meclis üyesi olan Sibel Yeşildal 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevine getirilmiş.
Tıpkı meclis içinden belediye başkan yardımcılığı görevine getirilen Emre Genç ve Evren Olcay gibi...
Tıpkı Tepebaşı Belediyesi'nde de meclis üyeleri içinden başkan yardımcısı olanlar gibi.
***
Sibel Yeşildal'ın meclis içinden başkan yardımcılığı görevine getirilmesiyle ilgili sosyal medya üzerinde rastladığım bir takım eleştirilere pek anlam veremedim.
“Yetkin görülmemiş olabilir” desem, tarih eğitimi almış, yüksek lisans yapmış.
Muhtemelen de görev belediyenin kültür sanat, sosyal işler, kütüphane ve müzeler müdürlükleri gibi birimlerin sorumluluğu verilecek.
***
“Siyasi bakış açısı farklı” desem, belediye başkanı ile yol yürümüş, ekibinin içinde yer almış, önce ilçe ardından il kadın kolları başkanlığı ve kurultay delegeliği yapmış. Butlan kararı sonrası CHP yönetimince görevden alınmış.
***
Sonuçta, yasa belediye başkanlarına “Nüfusuna oranla şu kadar sayıda belediye başkan yardımcısını meclis üyeleri içinden belirleyebilirsin. Bu imkanı ister kullan isterse kullanma senin bileceğin iş” demiş. Belediye başkanı da yasanın tanıdığı bu hakkı kullanıp, görevlendirmeyi yapmış.
Faydalı olur, zararı dokunur bilemeyiz.
Fakat, görevlendirilmesiyle ilgili eleştirilecek pek bir şey de göremiyoruz.
Her belediyede, belediye başkanının tercihi ile yapılmış rutin bir görevlendirme sonuçta...
***
NOT- Kendisini tanımıyoruz, yolda dahi tesadüfen karşılaşmışlığımız yoktur.
