Gazeteci-yazar Çiğdem Toker’in “Yap-İşlet-Devret Projeleri’ne Devletin Cebinden Büyük Simbiyoz” kitabını okuyorum.
Yap-İşlet-Devret (YİD) projelerini çok ayrıntılı biçimde ve belgeleriyle inceleyen bu kitabı okumanızı öneririm. Çiğdem Toker, “Devletin cebinden 5 kuruş çıkmayacak” söylemiyle yürütülen projelerin gerçek durumunu ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor.

YİD kapsamında yapılan otoyollar, köprüler ve havalimanlarıyla ilgili sözleşmeler ile devletin ödemelerine bakıldığında durum gerçekten de çok vahim. Hazine garantili borç yüklenimleri, abartılan geçiş sayıları ve diğer ayrıntılara bakınca dehşete kapılmamak elde değil.

Kitapta, kentimizi yakından ilgilendiren ve hesaplamalara göre sapma rekorları kıran Zafer Havalimanı ile ilgili bölüm de oldukça ilgi çekici. Zafer Havalimanı, Türkiye’nin ilk bölgesel havalimanı olarak Kütahya, Afyon ve Uşak illerine hizmet vermek üzere planlandı. Ancak ilk günden itibaren hesap hataları ve bütçe kaynaklarını boşa tüketmesi nedeniyle tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Havalimanını yılda 1 milyon 300 bin yolcunun kullanacağı tahmin edildi. Yanlış duymadınız; böylesine yüksek bir yolcu sayısından bahsediyoruz. Sözleşmeye göre iç hatlarda yolcu başına 2 euro, dış hatlarda yolcu başına 10 euro “yolcu garantisi” verildiği biliniyor.

Ölçüsüz hesabın nasıl yapıldığı konusu da ayrı bir tartışma başlığı. Siyasi nedenler bir yanda; Afyon’daki kaplıca turizminin teşvik edileceği, yurt dışında çalışan işçilerin havalimanını kullanacağı gibi gerekçeler öne sürüldü. Oysa ki zaman içinde kaplıca turizmi, dışarıdan gelecek turistlere yönelik olarak geliştirilemedi. Yurt dışında çalışan işçiler de Eskişehir’i tercih etmeye devam etti.

Diğer yandan bölgesel hizmet sunacağı iddia edilen havalimanının Kütahya’ya 36, Afyon’a 56, Uşak’a 95 km uzaklıkta olduğunu da anımsatalım.

Zafer Havalimanı 2012 yılında hizmete açıldı. O günden bu yana gerçekleşen yolcu sayısı, “garanti edilenin yüzde 5’ine bile” ulaşamadı. Her yıl, tahminlere göre yüzde yüze yakın sapma gerçekleşti. Bugüne dek Zafer Bölgesel Havalimanı’nı işleten şirkete 72 milyon euro ödeme yapıldı. Havalimanının kamuya devredileceği 2044 yılına kadar 208 milyon euro ödenecek. 2044 yılına kadar devlet, bizim vergilerimizle garanti ödemesi yapmaya devam edecek.

Hesap hataları kamuoyunda tepki toplayınca, 2022 yılında Hasan Polatkan Havalimanı’na iniş yapacak olan uçakların Zafer Havalimanı’na yönlendirileceği haberleri yayıldı. Anımsatalım: O tarihlerde havayolu şirketlerine uçuşlarını kaydırmaları için yazılan yazılar basında yer almıştı. Gelinen noktada, iki havalimanındaki yolcu sayılarının son durumuna bakmak gerekli.

Türkiye Otelciler Birliği’nin Ağustos 2025 verilerini yayımladığı tablo, mevcut durumu ortaya koyuyor. Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı’na gelen yolcu sayısı 2024 yılının Ağustos ayı sonunda 80.543 iken, küçük bir azalmayla 2025 Ağustos sonunda 78.157 olmuş. Zafer Havalimanı’na gelen yolcu sayısında ise 2024 yılının Ağustos ayı sonunda 44.858 iken, 2025 yılı Ağustos sonunda 50.275 olmuş.

Bakıldığında, “Eskişehir Havalimanı’na inişleri engellemeye çalışmanın” Zafer Havalimanı’na bir yararı olmadığı çok açık bir şekilde görülüyor.

Zafer Havalimanı’nın gerektiği gibi çalışmadığı, Sayıştay raporlarıyla da saptanmış durumda. Emekliye maaş artışı yapılacağı zaman kaynak yetersizliğini öne süren iktidarın temsilcilerine bunu anımsatmak gerekli. Eğer kaynak aranıyorsa çok uzağa gitmeye gerek yok. YİD projelerine ödenen garanti bedellerine bakmaları yeterli.

Not: Çiğdem Toker, Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında ÇYDD Eskişehir Şubesi, Odunpazarı Kent Konseyi ve Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi’nin davetlisi olarak 24 Ocak günü saat 18.00’de Haller Gençlik Merkezi’nde YİD projeleriyle ilgili söyleşi gerçekleştirecek. İlgilenenlere duyurulur.