Önce Yılmaz Büyükerşen için “Senden artık bıktık, usandık!
………..
Kendinden gayrısını hor gören, herkesi başarısızlık ve vizyonsuzlukla itham eden o nobran tavrından yorulduk…
………….
Senin çeyrek asırlık hükmünden bu kente kalan; üç beş park ve sayısız soğuk heykelden ibaret…
…………
Ne temele dokundun ne de geleceği inşa ettin’ dedi…
…………..
Sonra, Balmumu Müzesi’nin ‘Karanlık ilişkiler ağı’ sembolü haline geldiğini söyledi…
………..
‘Eskişehir’de kamu kaynaklarının “vakıf” maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır…
…………
Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse “burası vakıftır” diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz.’ dedi…
………….
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’ndan bahsediyoruz…
……….
Önce Yılmaz Büyükerşen ile ilgili yakışıksız sözler söyledi…
……………
Sonra Balmumu müzesinin gelirlerinin vakfa gittiğini iddia etti…
……….
Yılmaz Hoca yanıt olarak ‘Ben kendisini tanımam. Dedesini, babasını tanırdım. Bu nedenle muhatapta olmam.’ dedi…
……….
Büyükerşen Anadolu Üniversitesi’ne 1982 yılında rektör olduğunda Nebi Hatipoğlu 8 yaşındaydı…
………………..
Yani sokakta misket oynayacak yaştaydı…
…………..
Hatipoğlu’nun vakıf ile ilgili iddialarına ise Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce cevap verdi…
……….
‘Vakıf yok, geliri belediyemize geliyor ve yoksul öğrencilere burs olarak veriliyor’ dedi…
………………..
İşte tam bu esnada Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş ve Yönetim Kurulu Üyeleri Yılmaz Büyükerşen’i ziyaret etti…
…………..
Sayın Hatipoğlu vekilliğin yanı sıra Eskişehir’in ünlü sanayicilerinden biri…
…………..
Buna rağmen sanayiciler, ‘Biz senin değil, Yılmaz Hocanın yanındayız’ mesajı verdi…
…………..
Neden?
………………..
Bizce Nebi Bey bu soruyu kendine sormalı…
…………….
Umarız cevabını bulur!

………………………
ÖLÜM BİLE AYIRAMAMIŞ!
70 yıl aynı yastığa baş koymak…
…………..
Severek, sevilerek yaşamak…
………..
Ölümün son nefesinde bile, birlikte olmak…
………….
Meliha Ocak(91) ile eşi Necattin Ocak (88) çiftinden bahsediyoruz…
……….
Mehile Hanım son nefesini verip, toprağa verilmeye hazırlanırken…
…………..
Eşi bir gün sonra vefat etmiş…
……………..
‘Bekle beni, bende geliyorum’ demiş…
……………….
İkisi toprağa birlikte verilmiş…
………………
Ölüm bile onları ayıramamış…

……………….
GÜNÜN SÖZÜ

…………………….
TEMEL’İN KÖŞESİ
Temel ile Dursun yemeğe gitmişler. Ekmek gelmiş Temel ekmeği bölmüş büyüğünü kendine küçüğü Dursun'a vermiş. Dursun;
- Ben olsam büyüğünü sana küçüğünü kendime alırdım, demiş. Temel de;
- Zaten ben de öyle yaptım