Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Eskişehir'de sanayici yok. Benim anladığım anlamda sanayici yok. Bir tek Celalettin Kesikbaş var” diye bir açıklama yaptı.
***
Aynı zamanda bir sanayici olan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Büyükerşen'in bu sözlerine tepki gösterdi, küçümsediği sanayicilerin Eskişehir'in gelişimine büyük katkı sağladığını söyledi.
***
Daha bu sözler hatırlardayken, Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Yılmaz Büyükerşen'e bir ziyaret gerçekleştirdi.
***
Şimdi soru şu; biz bu ziyareti nasıl okuyacağız?
Celaletin Kesikbaş'ın, kendisini Eskişehir'in tek sanayicisi olarak görmesi nedeniyle Büyükerşen'e “Hocam bir daha söyle!” diyeceği bir teşekkür ziyareti olarak mı?
***
Yönetim kurulu üyelerini de beraberinde götürdüğüne göre “Bak hocam aslında bu arkadaşlar da iyi sanayicidir. Yani iyi sanayici olan bir tek ben değilim” demenin bir ziyareti olarak mı?
***
Ya da...
Nebi Hatipoğlu'nun Büyükerşen'e karşı göstermiş olduğu tepkiye reaksiyon vermek için yapılan bir “nispet olsun” ziyareti olarak mı?
***
Yaşanan karşılıklı diyalogların hemen sonrasında gerçekleşen bu ziyareti nasıl okuyacağımızı gerçekten bilemedik...
Bildiğimiz, bu ziyaretin arka planında mutlaka bir mesaj olduğu gerçeğinin yattığı .
***
Öyle ya...
Yılmaz Hoca iki yıldır Odunpazarı'ndaki çalışma ofisinde.
Bir açıklama yapıyor, açıklamasına karşı Hatipoğlu sert bir eleştiride bulunuyor, iki yıldır kapısını çalmayan sanayiciler toplanıp ziyarete gidiyor!
Var olmasına var bir mesaj bu sürpriz ziyarette ama sonu hayır olur inşallah!

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
PEKİ HOCALAR NE DİYOR?
Valilik, Müftülük ve Anadolu Üniversitesi arasında imzalanan bir protokol çerçevesinde, üniversite kampüsü içindeki bir alan, Genç Ofis yapılmak üzere İl Müftülüğü'ne tahsis edilmiş.
***
Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, kurulacak merkezin 300 ile 400 metrekarelik bir alanı kapsayacağını belirterek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın Gençlik Merkezlerinden bir tanesini inşallah buraya yapacağız. Gençlerimiz orada kitap kafe konseptinde ders çalışabilecek, tenis oynayabilecek ve rahatça vakit geçirebilecekler. Buradaki tüm ikramlar ücretsiz olacak. Öğrencilerimizin hizmetinde, stabil ve konforlu bir alan oluşturacağız" derken, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise üniversite olarak projeye verdikleri desteği vurgulayarak, "Müftülüğümüzün Genç Ofis talebi üzerine, Milli Emlak'a ait ve bizim kullanımımızda olan bir yerden feragat ederek burayı Valiliğimize devrediyoruz.” demiş.
***
Peki onlar bunu söylerken üniversitedeki hocalar ne diyor?
Aynen şunu söylüyorlar: “Hocalar oturacak yer bulamıyor, sınıflar bölünüp, diyanete ofis yapılıyor”

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
EVDEN BİLE ÇIKMIYORUZ AMA...
Elimizdeki parayı içkiye, kumara falan harcasak, gazinolarda falan sabahlasak, hatta her gece günümüzü gün edip, çalıp eğlensek vallahi içim yanmayacak.
***
Ama gelin görün ki;
Evimizde, oturduğumuz yerde resmen yoksullaşıyoruz.
Akşam yatıp sabah kalkıyoruz sadece…
Eve hırsız falan da girmemesine rağmen akşam yatıp sabah kalktığımızda cebimizdeki paranın azaldığına şahit oluyoruz.
***
Evden bile çıkamıyoruz ama durduk yere yoksullaşıyoruz.
Para harcamıyoruz, kapının dışına ayak basmıyoruz ama gelin görün ki fakirleşiyoruz.
***
Burnumuzu pencereden dahi çıkartmıyoruz ama cebimizden bile çıkartmadığımız paranın her gün eridiğine şahit oluyoruz.
***
Oturduğu yerde hiçbir şey yapmadan zenginleşenlere bakıp bakıp iç geçirerek, her gün oturduğumuz yerde fukaralaşıyoruz!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,