Atlantikten Asya-Pasifik’e..
İkinci Dünya Savaşı sonrasında egemen ülkelerin oluşturduğu kurumlar günümüzde sarsılıyor; BM gibi..
Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkeler soğuk savaş dönemi kurumlarını çözülmeye itiyor.
Sanki 13. yüzyıl gibi 21. yüzyılda dengeler değişiyor; kartlar yeniden karılmak isteniyor. Ancak Atlantik ittifakı bu duruma direnç gösteriyor. Bakalım neler yaşanacak..
Çin; yeni ekonomik güç teknolojik gelişim ve değişmelerin ana üssü gibi. Kuşak-yol politikası ile gündemi belirliyor.
***
ABD; kontolü kaybetmek istemiyor. Belirleyici güç olma özelliğini korumak istiyor. Müttefikleri baskı altında.
İngiltere; AB’den ayrıldı. Brexit ile yol ayrımında sanki eski günlerini özlüyor.
Fransa-Almanya: AB’yi ayakta tutmak istiyor; ancak oldukça yıpranan bir süreçte oldukları çok açık.
Rusya: Askeri güç olarak yeniden yayılmacı bir stratejiye döndü. Kırım örneği..Kafkaslar dikkatlice izleniyor. Lazkiye’de bayrak gösteriyor.
Hindistan: Bilişim vadisi olma özelliğini koruyor. Nüfüsu, Asya’da ona avantaj sağlıyor.
Atlantikten Asya Pasifik’e güç kayması ülkemizi Türkiye’yi derinden etkiliyor.
Türkiye’nin siyasi ve askeri gelişmelerin dışında kalması olanaklı görülmüyor. Süreç ülkemizi zorluyor.
NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, OECD gibi kurumlarla ilişkisini kesmeden yoluna devam etmek istiyor Türkiye..
Ancak ABD ve AB’nin tutumu önümüzdeki süreçte belirleyici olacak gibi.
10 Aralık Avrupa Birliği Liderler Zirvesi dikkatlice izlenecek..
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri geliyor akıllara: “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” söylemiyle yeni dengelere doğru yelken açılmalı sanırım..