Bir Sevgililer Günü daha geride kaldı. TV ekranlarında çiçek fiyatları konuşuldu; ekonomik zorluklardan sevgililer artık o günün klasiği olan çiçeği bile alamaz olmuş sevdiklerine. Birkaç haber kanalında spikerlerin, “Paranızı heba etmeyin, yarın sokak hayvanlarına bir paket mama alın.” şeklinde telkinde bulunduklarına rast geldim. Hoşuma gitti açıkçası.
Ben hemen her gün sorumluluğumdaki patili dostlarımıza mama alıp, bir baş okşaması eşliğinde verdiğim için bu paylaşımın ne kadar değerli ve manevi tatmini yüksek bir duygu olduğunu iyi bilirim. Umut ettim, belki birilerinin aklına, fikrine girer bu telkinler de sokak canlarımızın karınları bir gün olsun bayram eder diye. Ama bundan da önemlisi, hayvan korumacı sıfatı taşıyacak birkaç kişi daha kazanırız diye umut ettim.
Arkadaşlığımızın yıllara dayandığı, sevip saydığım güzel yürekli bir arkadaşım var; Seyhan Ertuğrul Yalçın. Uzunca süredir sesini duymamıştım. Dün akşam bir bahaneyle aradım kendisini; konuşmamız eskilere kaydı. Tanıştığımız güne… Eski adıyla Savaş Caddesi, şimdiki adıyla Öğretmenler Caddesi’nde, Seyhan Hanım’ın evine yakın bir yerde kaldırıma kedicikler için koyduğu kuru mamaya itiraz eden duyarsız birkaç kişiyle diyaloğuna şahit olmuştum. Hemen yardımına, desteğe koşmuştuk yanımdaki arkadaşımla. O gün bugündür görüşürüz; arada dertleşir, duygularımızı paylaşırız.
Eski yıllardan bugüne kentimizde insanlarda duyarlılık arttı diye ortak bir görüşte birleştik konuşmamız sonunda. Açıkçası bu başarıda biz gönüllülerin, can korumacıların ciddi katkısı oldu; hiç durmadan, bıkmadan yaşam hakkının kutsallığını vurguladık. Dünyayı diğer canlılarla eşit şartlarda paylaşmanın insana yakışan bir tavır olduğunu, insanlığın en güzel hasletinin vicdan ve merhamet olduğunu hemen her platformda dile getirdik.
Sivil toplum kuruluşları oluşturduk, kent konseylerinde gruplar kurduk, belediyelerimizle ortak etkinlikler yaptık. Şimdilerde, geçen yıl yürürlüğe konulan ve bizlerin “Ölüm Yasası” diye adlandırdığı yasa nedeniyle oldukça bezgin, kırgın ve umutsuz gibiyiz. Ama yine, yeniden güç bulup; istemleri dışında dünyaya gelmenin dışında hiçbir suçu, günahı olmayan masum canlarımız için hak aramaya devam edeceğiz. Bundan en ufak bir kuşkum yok! Yeter ki yüreğimizi karartmayalım.
