Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2019 mahalli seçimler öncesinde Eskişehir'e geliyor.
Düzenlenen mitingde Eskişehirlilere hitap ederken şehre üç müjde veriyor.
***
Önce, Türkiye'nin ilk Uluslararası Raylı Sistemler Merkezinin Eskişehir'de olacağını, merkezin çok kısa süre içinde tamamlanacağını söylüyor Erdoğan.
***
Ardından, Eskişehir'e sıfırdan üçüncü bir üniversite kurulacağını ifade ediyor.
***
Son olarak da, 2019 yılında Eskişehir'in Türk Dünyası Eğitim Başkenti olacağını söylüyor.
***
Süreç içinde, Uluslararası Raylı Sistemler Merkezi başladı ama bir türlü tamamlanamadı.
Üçüncü üniversitenin sıfırdan kurulması beklenirken, var olan Anadolu üniversitesi ikiye bölünerek üçüncü üniversite kuruldu.
Türk Dünyası Kültür Başkenti ise hiç olmadı...
***
Geçenlerde AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, 2026 yılına özel hazırladıkları amblemi tanıtırken, bunun sadece bir logo olmadığını, iktidarın 2026 yılında da Eskişehir'e hizmet ve yatırımlarının olacağının işaretini simgelediğini söyledi ya...
Aklımıza hemen yukarıda sıraladığımız, söz ve müjdesini de bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği sözler verdi.
Üçüncü üniversite meselesine diyecek bir şeyimiz yok. Her ne kadar sıfırdan kurulacak bir üniversite beklentisi varken, Anadolu üniversitesi ortadan bölünerek üçüncü üniversite oldu-bitti ile yapıldı.
***
Ancak, ne URAYSİM'in tamamlanması ne de Eskişehir'in Eğitim Başkenti ilan edilmesi sözü gerçekleşti.
O yüzden...
Eğer iktidar 2026 yılında il başkanının söylediği gibi iktidar hizmet ve yatırımları olacaksa, bunlar söz verilip de yapılmayan işlerden başlasa hiç fena olmayacak.
Zira...
Verilen sözler hala orta yerde ve gerçekleşmemiş halde öylece duruyor...


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
NEFES KREDİSİ...
Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 2025 yılında iki paket, üç dilim halinde TOBB üyesi oda ve borsa üyelerinin kullanımına sunulan Nefes Kredisi’nde yeni bir paket daha devreye girecekmiş.
***
Yeni Nefes Kredisi’nde faizin yüzde 30’un altında olması, limitin de ilk etapta 30 milyar lira olarak belirleneceği bildirilmiş.
***
Bir okurumuzun dikkatini çekmiş bu haber.
Diyor ki;
“Anlaşılan o ki krediye ihtiyaç duyanların nefes alamadığını ve öldüğünü iktidar da kabullenmiş olmalı ki verilen kredinin ismini “Nefes” olarak adlandırmayı benimsemiş. Oysa “Rahatlama Kredisi” falan denirdi. ”
***
Ardından da şu soruyu sormuş:
“Nefes almaz hala gelmişlere bu kredi verilse dahi sizce hayata dönmeleri mümkün olur mu?”
Soruyu cevaplayamadık elbette.
Ancak...
Söz konusu kredilerin nefes alamayanlardan çok nefes alanlar tarafından kullanılacağı ihtimalinin daha fazla olacağını düşünmedik değil hani...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ESKİŞEHİR'İN “İYİ” ANILAN VALİLERİ DE OLDU, İSİMLERİ HATIRLANMAK BİLE İSTENMEYEN VALİLERİ DE...
Valiler, illerin en büyük mülki amiri olan bürokratlardır. Atandıkları illerde bir süre görev yaptıktan sonra ya başka bir ile tayin edilirler ya da merkezde görevlendirilirler. Bu süre kimi zaman 6 ay, kimi zaman 6 yıl olabilir.
***
Bu nedenle, valilerin görev yaptıkları süre içinde kendilerine ve ailelerine ait kişisel eşyalarının genellikle hemen toparlanabilecek nitelikte olduğu, kendi konutlarına ise merkeze döndüklerinde ya da emekli olduklarında taşınabildiği söylenir.
***
Valilerin atandıkları illerdeki görev süreleri sınırlı olsa da bu kısa süre içinde görev yaptıkları illerde iz bırakırlar. Bu iz; görev anlayışları, yönetim tarzları, bilgi ve becerileri, tecrübeleri, tavırları ve meseleleri adil bir şekilde ele alış biçimlerinden dolayı kimi valiler için olumlu, kimi valiler için ise son derece olumsuz olabilir.
***
Görev yapan bazı valiler, şehirlerinde yıllarca “iyi bir yönetici” olarak anılırken; nitelikten yoksun, politik özellikleri ön planda olan valiler “kötü bir yönetici” olarak anılır.
25 yıl boyunca Eskişehir dâhil yedi büyükşehir statüsündeki ilin valiliğini yapan Hüseyin Aksoy ise bu anlamda Eskişehirlilerin kısa sürede de olsa sevdiği ve saydığı; “devlet adamı” vasfını şehrin her kesimine hissettiren, yıllarca “iyi valiydi” diye anılacak bir yöneticiydi.
***
Son kararname ile kendisi Mülkiye Başmüfettişi olarak merkeze çekildi. Yerine ise önce Sivrihisar, ardından Tepebaşı Kaymakamlığı görevlerinde bulunmuş; oradan Osmaniye Valiliği’ne getirilen Erdinç Yılmaz atandı.
***
Gelen valinin hem Eskişehir’i hem de Eskişehirlileri tanıyor olmasını bir şans olarak görüyoruz. Çünkü...
Eskişehir’de görev yapan valiler içinde, gelenin gideni arattığına birçok kez şahit olduk.
Nadiren de olsa kötü olarak anılanların üzerine gelen ve “iyi ki geldi” dediğimiz valilere de tanıklık ettik.
***
İşte; Hüseyin Aksoy; “kötü” anılan bir ismin ardından, tecrübesi ve devleti koruyup kollayan yönetim anlayışıyla “iyi ki geldi” dediğimiz valilerden biriydi.
Umarız yerine atanan Erdinç Yılmaz'ın da adı, görev süresi sona erdiğinde, giden valiyi aratmayan; “iyi ki geldi” diye yıllarca anılacak Eskişehir’in iyi valileri arasında yerini alır.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,