Sıcak havaların etkisinden mi, yoksa şehrimizin genel sosyolojik yapısından mı bilinmez, yerel gündem pek durgun bu sıralar!.. Üç-beş gün önce bizim gazetede gözüme ilişen bir habere göre
-İkincisi geçerli olmalı!..
Buna göre Eskişehir Uluslararası bir kuruluşun araştırmasına göre ülkemizde her anlamda “yaşanabilir sakin kentler” arasında birinciliği yine bizim şehir almış. Bu özelliği çok uzun süredir biliyor, bu kentte yaşayanlar olarak da gurur duyuyorduk.
Bu giriş yazının başlığı ile “uyum göstermeyebilir” ama ele alacağımız gündem gereği böyle bir girişi uygun buldum. Malum biz yerel yazarlar öncelikle kent gündemini ele almak zorundayız ya, O haberi birkaç satırla sizlerle pay paylaşayım istedim!..
Şaşırmış iklimler nedeniyle son yılların yazında hayli sıcak geçen meteorolojik duruma gelince…
Gerçekten de klasik ifadesiyle herkes “sıcaktan bunalmış” durumda. En azından ben öyle hissediyorum. Tam da bu noktada geçen yılın bu günlerinde termometrenin gösterdiği (evin içinde) sıcaklığı not ettiğim en yüksek sıcaklığı hatırladım;
-27 derece!..
Şu anda aynı termometre 31’i gösteriyor!.. Anlayacağınız, “mevsimlerin şaşırması” giderek kendini fena halde hissettiriyor…
-----------------------------
Ülke gündemi ise…
Evet, ülke gündeminde ise hararet giderek artıyor. Öyle ki genel olarak vatandaş bu hararet artışından haklı olarak kaygılı.
-Motorun su kaynatmasından, basınca dayanamayan kapağın fırlayıp gitmesinden endişeli!..
Dün itibariyle 40 yıllık PKK belasından, nihayet örgütün (nasıl olacaksa) silah bırakması töreni biraz olsun serinletse de, içerdeki gelişmeler olumsuz anlamda giderek tırmanıyor. Her ikisinin de mucidi malum: Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan!..
Şimdi beklenti iki gün önceden açıklanan “Tarihi konuşmanın” içeriği, siz bu düşünceleri okuduğunuz sırada belli olacak. “Hayırlara vesile olur inşallah” duasından başka kimsenin elinden bir şey gelmiyor!..
Bu bölümün özetini yapmak istersem, Nazım’ın ünlü dizelerini bozmak gerekiyor:
-Hava hem çok sıcak, hem de kurşun gibi ağır!..
Öyle de “bağır, bağır bağıranları” duyan var mı?..
------------------------------------
Özgür Özel’e üzülüyorum!..
Yukarıdaki son satırını yanıtını CHP’nin genel Başkanı Özgür Özel vermeye çalışıyor sanki!.. Halkın genel beklentisini onların ağzından yanıtlamaya çalışıyor gibi!..
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanı, hatta AKP’den yılgın bir geniş bir muhalif kesim 2023’ün Kasım’ındaki Kurultay’da bir değişim bekliyor ama nasıl olabileceğini kestiremiyordu. Giderek o da belirmeye başlamış, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu destekli olarak Özgür Özel adı ön plana çıkmaya başlamıştı. Öyle de oldu:
-Değişimin Genel Başkanı Özel…
Ağır bir görev ve sorumluluk üstlendi Özgür Bey. Giderek de o sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu gösterdi…
-Önce motoru ısıttı, direksiyon elinde hafiften bastı gaza!..
Bir-iki yalpalama dışında iyi gidiyordu. Kendisi gibi genç ekibiyle yol temizliği yaptı önce. Ardından tam “direksiyon hakimiyetiyle” azar azar sürat alarak ilerliyor ve özgüvenle yol alıyordu… Sonuç;
-31 Mart yerel seçimlerinde pek de beklenmeyen başarıyla ulaştı hedefe…
O sıralarda Genel Başkanlıktan öte beklenen “liderliğe doğru yelken açmaya” başladığını hissettirmeye başladı iyiden iyiye…
“Erken teşhis” değil. bugünlere gelindiğine, sadece CHP tabanının özlediği değil, muhalefetin de beklediği “liderliği” üstlenecekti…
***
Şu sıralar partinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na ve partisine kurulan kumpasları boşa çıkarma konusunda olağanüstü bir çaba içinde. Kolay değil;
-Haftada iki bazen üç kitlesel eylemlere koşturup duruyor bu sıcaklarda…
Yılmadan, yorulmadan, her meydanda yüzbinleri, milyonları motive etmeye çalışarak…
Üstelik selefi Kemal Beyi de boşa çıkararak…
-Helal olsun sana Özgür Bey!..