Bu dünyada birilerini kırmamış veya birileri tarafından kırılmamış insan var mı?

Hem kırdık hem de kırıldık.
Hem üzdük hem de üzüldük.
Dünyayı savaşa sokanlara lanet okuduk.
Ölen çocuklara, analara, babalara üzüldük.
Yazık değil mi o canlara?

Bu dünya üzerinde insan gibi yaşa!
Başka ülkelerin topraklarına savaş açma!
Savaşın kazananı olmaz.
Kazandığın şeylere değecek mi o canlar?

Aslına bakacak olursak çok geç kaldık, çok.
Bizleri insan yapan duygularımızdan koptuk.
Oysa insanı insan yapan, karşılıksız saygı duymaktır.
Saygının olmadığı yerde sevgi olur mu?

Bakın arkadaşlar,
Üstünde yaşadığımız bu âlemi tanımak mı istiyorsunuz?
Önce kendimizi tanımamız gerekiyor.
Önce kendi varlığımızı sorgulamakla işe başlayalım.
O zaman dünyamızı anlamaya başlarız.

Öncelikle bu dünya üzerindeki her şey, insanın biyolojik yapısıyla uyumludur.
Bizler de bu uyumu devam ettirmek zorundayız.
Bu uyumu devam ettirmek için dünyamızı sevmeliyiz.
Dünyamız, biz insanlar olmadan da yaşamını devam ettirebilir.
Ancak insanlık doğasız yapamaz.
Çünkü o, bizim yaşam kaynağımızdır.