Önce Şanlıurfa’da, sonra da Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan olay yüreğimizi gerçekten yaktı.
Bu acı olay, okullarımızdaki güvenlik problemini de bir kez daha gündeme getirdi.

***

Defalarca yazmıştık.
Okullarımız güvenli mi,
Bu konunun yeterince üzerine düşülüyor mu diye…

***

Maalesef acı olaylar yaşayınca aklımız başımıza geliyor.
Her şeyde öyle değil mi?
Örneğin deprem.
Depremi yaşadıktan sonra önlemleri konuşmaya başlıyoruz.

***

Okul güvenliği de böyle işte…
Aslında hiç tartışılmaması gereken,
Güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması gereken yerler olmalı okullarımız.
Çocuklarımız burada son derece güvenli hissetmeliler kendilerini.

***

Yaşanan acı olaylardan sonra gördük ki, pek çok aile ve çocuk üzerinde travmalar oluşmuş durumda.
Çok sayıda veli, çocuklarını okula göndermemiş.

***

Burada devletimize düşen, acilen bu travmaların önüne geçmek.
Psikolojik destek vs…
Ne gerekiyorsa…
Okulları en kısa zamanda çok güvenilir hâle getirmek.

***

Çocuklarımız ülkemizin geleceği.
Okullarımız, onların korktuğu bir yer değil; en güvenilir hissettikleri bir yer olmalı.
Bu acilen sağlanmalı…

1-834

////////////////////////

ORDU’DA VERİMLİ TOPLANTI…

Basın Konseyi tarafından Ordu’da ‘Etik Gazetecilik Projesi’ toplantısı gerçekleştirildi.
Ben de toplantıya Eskişehir’den katılım sağladım.
Öncelikle oldukça faydalı, ufuk açıcı bir toplantı oldu.
Avrupa Birliği destekli proje kapsamında, gazetecilere karşı yapılan hak ihlallerinin tespit edilmesi ve daha görünür hâle getirilmesi amaçlanıyor.
Maalesef günümüzde gazetecilik yapmak o kadar kolay değil.
En ufak eleştirinizde yargı süreci ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz.
Bu noktada, gazetecilere karşı yapılan haksızlıkları görünür hâle getirmek, bu haksızlıklara ortak bir sesle cevap verebilmek önemli.
Projenin de bunu sağlaması hedefleniyor.

2-691

/////////////////////////////////////////

BELEDİYE OTOBÜSÜ
VE PAZAR ARABASI

Zeliha Çabuk isimli vatandaş, 20 Nisan akşamı saat 18.15 sıralarında Türkmentokat Mahallesi’ne giden siyah 65 numaralı belediye otobüsüne binmek istiyor. Ancak iddiasına göre şoför, yanında bulunan pazar arabasını otobüse almıyor. Yine vatandaşın iddiasına göre “nakliye tut, götür” şeklinde ifadeler kullanılıyor. Vatandaş da pazar arabasını bir esnafa bırakıp otobüse öyle biniyor; bu kez de bilet tartışması çıkıyor aralarında.

Zeliha Çabuk isimli vatandaş, aynı gün öğlen saatlerinde otobüse üç kişinin pazar arabasıyla bindiğini de söylüyor. İddialar böyle. Şoför ile vatandaş arasında tam olarak ne yaşandı, onu bilemiyoruz. Ancak bu insanlar köyde oturuyor ve merkezden pazar arabalarını götürmeleri gerekiyor. Bu otobüslerin de çok dolu olduğunu sanmıyoruz. Bu konuda belediye biraz daha anlayışlı davranabilir. Buradan yetkililere duyurulur.