Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, önümüzdeki genel seçimlerde milletvekili adayı olmak isteyenlere bir çağrısı var...
Aday olmak isteyenlerin erken falan demeden, bugünden çıkıp bunu ilan etmesini ve çalışmaya başlamasını tavsiye ediyor...
***
Bunun en son örneğinin Bilecik'te Avukat Faik Akar Karasu'nun aday adaylığını bugünden ilan ettiğini ve bilboardları doldurarak çalışmaya başladığını hatırlatıp “Bu doğru bir yöntem. Niyeti olanlar bugünden ortaya çıkmalı. Kimden utanılıyor ki? Bu partiye de katkı sağlar. Bu ön seçimin yapılması ihtimalini de güçlendirir” diyor...
***
Bu noktada önemli de bir uyarıda bulunuyor Kazım Kurt...
Yılların birikimi ile büyük bir yanlış yapıldığını, vekilliğe niyetlenenlerin belediye başkanlarından medet umduğunu söyleyerek “Bu yanlışa kimse düşmesin. Bugüne kadar böyle olması bundan sonra da böyle olacağını göstermiyor. Ben adayların ön seçimle belirlenmesi için mücadele veririm. Biz bunu sağlarız. Ön seçim vazgeçilmez şarttır. Örneğin il başkanı bunu isterse genel merkez bu isteği göz ardı edemez. Ama bunu demezse genel merkez bildiğini okur. Eskişehir'de üye yapısı da delege yapısı da ön seçim ile en iyi adayları belirleyecek niteliktedir. Belediye başkanları ya da aktörler herhangi bir adayı işaret etse dahi, insanlar bildiğini okur” diyerek, yapılacak bir ön seçimde üyenin tercihine kendisi ya da başka bir ismin etki edemeyeceğini ifade ediyor...
***
Kazım Kurt'un, adayların ön seçimle belirlenmesi konusunda kararlılığı ortada.
Aday olmak isteyenlerin, “Daha çok erken” demeyip, bugünden bunu ilan ederek çalışmaya başlaması tavsiyesi ise enteresan...
Genelde, aday olmak için bir yerlerden yeşil ışık almadan ortaya çıkmama alışkanlığının yerleştiği CHP'de Kurt'un bu çağrısı karşılık bulur mu?, söylediği gibi milletvekili adayı olma niyeti içinde olanlar daha bugünden ortaya çıkar mı?
Çok zor bir ihtimal gibi görünüyor ama bakarsınız bugünden çıkan da olur mu olur...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
SEÇİLMİŞLER BİRBİRİNİ, VATANDAŞ HİÇBİRİNİ SEVMİYOR...
Partilere şöyle bir dışarıdan bakın...
-Milletvekili, diğer milletvekilini çekemiyor…
Aynı partiden dahi olsa, birbirlerine yönelik sürekli “Ben daha etkiliyim”, "En çok ben çalışıyorum, o şov yapıyor" düşüncesi hakim her birinde.
***
-Milletvekili, Belediye Başkanlarını çekemiyor.
Aynı partiden dahi olsa, "Benim sözümü dinlemeli, bana itibar etmeli" diye düşünüyor.
***
-Belediye Başkanları Milletvekillerini çekemiyor.
Aynı partiden dahi olsa "Burada vatandaşla karşı karşıya olan biziz, onlar bize tabi olmalı. Bütçe bizde güç bizde. Bu şehirde bizim dediğimiz olur" diye içinden geçiriyor.
***
-Milletvekilleri, il ve ilçe başkanlarını haz etmiyor.
Aynı partiden olmalarına rağmen, il ve ilçe başkanlarını kendilerine tabi çalışanlar gibi görüyor.
***
-Belediye Başkanları da il ve ilçe başkanlarını çok haz etmiyor.
Aynı partiden olmalarına rağmen onlar da il ve ilçe başkanlarını adeta Belediye’nin birer personeli gibi görüyor.
***
-İl ve ilçe başkanları da Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarından pek hoşlanmıyor.
Aynı partiden dahi olsa "Şehrin sınırları içine girdiklerinden itibaren bizim yönetimimizin emrinde olacaklar" gözü ile bakıyorlar.
***
-İl ve ilçe başkanları, yönetimlerini kazımıyor.
-Parti yöneticileri, partinin delegelerine pas vermiyor.
-Delegeler üyeleri beğenmiyor.
***
Kısacası…
Partilerde görev alan seçilmişlerin çoğunda "Ben" duygusu adeta tavan yapmış durumda.
Her biri adeta o partide her şeyin kendisiyle başlayıp kendisiyle biteceğine inanmış.
Uzun lafın kısası, egonun, kibrin gırla gittiği siyasetin içinde, aynı partinin mensubu da olsa kimse kimseyi sevmiyor.
***
Aslına bakarsanız, çoğu vatandaş da ne doğru dürüst ne siyaseti, ne de bu yukarıda saydığımız siyasetçileri seviyor!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
FARKLI ÜNİVERSİTELER, AYNI FAKÜLTELER...
Anadolu Üniversitesi bölündü, Osmangazi Üniversitesi doğdu.
Bölünme nedeni olarak Tıp ve Sağlık Bilimlerinin ayrı bir üniversite bünyesinde toplanması, böylece daha etkin bir duruma gelmesi olarak açıklandı...
Anadolu Üniversitesi bölündü, Eskişehir Teknik Üniversitesi doğdu...
İktidarın Eskişehir'e 3ncü üniversite sözü vardı. Ayrı bir üniversite sözü yerine getirilemeyince var olan Anadolu Üniversitesi ikiye bölündü.
Bölünme nedeni olarak mühendislik bilimlerinin ayrı bir üniversite bünyesinde toplanması, böylece daha etkin bir duruma gelmesi olarak açıklandı.
***
Anadolu Üniversitesinin iki kez bölünmesinin doğru olmadığı düşüncesini hala taşıyorum.
Ama olan oldu, Anadolu Üniversitesi iki kez bölündü, Eskişehir'de böylece 3 ayrı üniversite oldu...
Bununla birlikte Anadolu Üniversitesi elinde kalan fakültelerle bir Sosyal Bilimler Üniversitesi, ESOGÜ bir Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ESTÜ de bir Mühendislik Bilimleri Üniversitesi görünümüne büründü...
***
Ama gelin görün ki, Anadolu'da olan Tarih ve İdari Bilimler bölümleri ESOGÜ'de de oldu.
ESOGÜ'de olan Mühendislik Bölümleri ESTÜ'de de oldu...
Her üç üniversite birbirinin aynısı fakültelerle doldu.
***
Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel'i bazı uygulamalar ve yönetim anlayışı bakımından zaman zaman bu köşede eleştiriyoruz ama Eskişehir'deki üniversitelerin birbiriyle aynı fakülte ve bölümleri açma konusundaki eleştirilerini ve “Diğer üniversitelerde var olan fakülte ve bölümleri açmayı doğru bulmuyorum” yönündeki düşüncesinin son derece doğru olduğunu düşünüyorum...
Bu durumun üniversiteler arasında bir rekabet sağladığını falan da düşünmüyorum...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,