Ben, emekli sendikalarının düzenlediği eylemde milletvekili Jale Nur Süllü’nün bir grup emekli tarafından protesto edilmesine ya da bu protesto nedeniyle iki emekli sendikası başkanının tartışmasına falan takılmadım da...
Ben:
* Alpu Termik Santrali kararı sonrası “Hukuk yok sayılıyor”
* TÜİK araştırmasının yayımlanması üzerine “Hukuk siyasallaştı”
* Baro genel kurulunda “Talimatlı yargı var”
* Can Atalay kararı sonrası Meclis’te “Yargıtay’ın Anayasa’yı tanımadığı bir ülkede hiçbir vatandaşın hukuk güvenliği yok. Yaşanan hukuk darbesidir”
* En son katıldığı televizyon programında “Hukukun üstünlüğü ilkesi yerlerde sürünüyor. Adalete olan güven kalmadı” diyen milletvekili Jale Nur Süllü’nün, protesto edildiği alandan ayrılırken yapmış olduğu “Ben çok rahatım. Vicdanım çok rahat. Ben doğru yerde durduğumu düşünüyorum. Burası bir hukuk devletiyse, hukukun kararına saygı göstereceğiz.” sözlerine takıldım!
Bugüne kadar yaptığı açıklamaların yanına son söylediği sözleri koyduğumuzda şu anlaşılıyor: Milletvekili Süllü için butlan kararının verilmesiyle birlikte hukuk meğer bir anda yok sayılmaktan çıkmış, siyasallaşmadan arınmış, talimat almaz olmuş, her vatandaşın hukuk güvenliği sağlanmış, darbelerden arınmış ve adalete güven sağlanmış!

AK PARTİ’NİN VEKİL LİSTELERİNDEKİ ADALETSİZLİK!
AK Parti’nin her seçimde Eskişehir listesinin seçilebilecek yerlerine dışarıdan isim koyması, adeta bir ritüel hâlini aldı.
Mutlaka her seçimde bir ya da iki isim, Eskişehir listesinin en tepesinde yer alıyor.
Her seçimde şehri, şehrin hassasiyetlerini, partinin teşkilatlarını bilmeyen, tanımayan isimler Eskişehir milletvekili yapılıyor.
---
İşin kötü tarafı, şehirde siyaset yapan partililer milletvekili listelerine ya giremiyor ya da seçilemeyecek sıralarda yer alıyor.
Bu durum aslında bu şehirde siyaset yapanlara büyük haksızlık.
Korkarım bu haksızlık, büyük ihtimalle yapılacak ilk seçim öncesinde de tıpkı diğer seçimlerde olduğu gibi tekrarlanacak.
---
Dışarıdan birileri listenin tepesine yerleşecek, şehirde siyaset yapanlar yine ya listede olmayacak ya da listenin seçilebilir yerinde olmayacak.
---
Tıpkı hakkının yenildiğine inanılan Dündar Ünlü gibi.
Tıpkı çok az oy farkıyla vekil seçilemeyen Ayhan Arslan, Ayşe Fert Dökmeci, Ali Demirel gibi.
Tıpkı gençlik kollarından beri partide emek sarf eden Serhat Tunç, Hakan Çizmelioğlu gibi...
Ne diyelim?
Eskişehir, son seçim hariç AK Parti’yi hep birinci parti yaptı.
Ama...
AK Parti hiçbir seçimde birinci sırayı, bazen ikinci sırayı da Eskişehir’de siyaset yapan isimlere asla vermedi!

MÜJDE! DÜĞÜN KONVOYLARI ÇİLEMİZ BAŞLADI!
Yaz sıcağı bunaltıyor. Trafik zaten çoğu zaman kilit.
İnsanlar işine, evine, hastasına yetişmeye çalışırken bir de düğün konvoyları çıkıyor karşımıza. Korna sesleri, kapatılan yollar, aniden duran araçlar... Bir çiftin mutluluğu, yüzlerce insanın sabrını sınayan bir gösteri anlayacağınız.
---
Sünnet düğünlerinde çocukların sevincini paylaşmak, onları kısa bir gezintiye çıkarmak bir ölçüde anlaşılabilir.
Peki, evlenen yetişkinlerin kilometrelerce araç konvoyu oluşturmasının bugünün şehir hayatında ne karşılığı var?
---
Gelenek diye sürdürülen her alışkanlık, zamanın şartlarına uymuyorsa yeniden düşünülmeli aslında. Bazı gelenekler yaşatılır, bazıları ise değişen hayatın gereği olarak geride bırakılır.
Düğün konvoyları da artık ikinci gruba girmeyi hak ediyor.