Herkesin derdi yaşam mücadelesi olunca, etrafına bakacak zamanı kalmıyor. Kimse
de kimsenin derdiyle ilgilenemiyor! Nedeniyse herkes dertli, hiç kimse başkasının
derdine bakamıyor. Dert ne diye sorarsanız, bu zamanın derdi para! Varlığı ayrı,
yokluğu ayrı bir dert yaratan şey! Biz derdine razı olduk ama bu para denilen şey bi
türlü bizlere gelmiyor!
Konu para olunca Nasreddin Hocanın parayla ilgili anlamlı söylemini sizlerle
paylaşmak istiyorum. Olay şöyle gelişiyor. Komşu köyün ağası Nasreddin Hocayı
Cuma günü vaaz vermesi için köyüne davet eder. Hoca daveti kabul eder.
Kararlaştırılan gün köye gelen Hoca: “Bir kese altın verirseniz konuşurum, yoksa
döner giderim,” der. Çaresiz kalınır ve köydeki herkesten para toplanarak bir kese
altın Hocaya verirler. Cami lebalep dolar.
Hoca altın keseyi kuşağının içine yerleştirir. Keyfi yerine gelen Hoca Cuma Hutbesi
öncesi sünnet namazını kıldıktan sonra Hutbeye çıkar ve: “Yaşadığım zaman içinde,
varlıklı olupta sözünün nereye varacağını bilmeden konuşan çok insan gördüm.
Karşılarındaki insanların yoksulluklarından dolayı sesini çıkaramayacağını bildikleri
içinde, istediği gibi konuşan, hakir gören insanları gördükçe utandım.” O hayatları
zehir edenlerin Allah’ın huzuruna nasıl çıkacaklarını anlatan çok verimli bir konuşma
yapar. Hoca namazdan çıktıktan sonra etrafını saran köylülerin huzurunda ağaya bi
kese altını iade eder. Köylüler ve ağa “madem geri verecektin niye bizi zora sokup bi
kese altın istedin” diye sorduklarında, Hoca: “Para ödediğiniz için dikkatle dinlediniz
ve söylediklerimi anladınız birincisi bu, ikincisi de cebinde para oldu mu insan bir
başka konuşuyor yahu!”cevabını verir.