Butlan kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi içinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile birlikte hareket etme kararı alanlar arasında, özellikle yeni parti konusunda kafalar karışık.

---

Bir grup, yeni parti kurulmasına sıcak bakmıyor.

CHP'nin kişilerin değil, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu; Cumhuriyet'in önemi ve değerini temsil eden, ülkenin 100 yıllık partisi olduğunu ileri sürerek, “Partide birileri yanlış yaptı diye bu asırlık partiyi terk edemeyiz. Parti içinde kalarak bu partiyi iktidar yapma mücadelesi vermeliyiz” düşüncesinde.

---

Bir grup ise tam tersine, CHP'de siyaset yapma imkânı kalmadığı için yeni parti kurulmasını savunuyor.

Yeni partinin acilen kurulması gerektiğini, aksi takdirde CHP'nin seçim dışı kalacağını savunanlar, “CHP'yi seçimlere sokmamayı tasarlayanlar, butlan kararı ile bunu başardı. Kurultayı zamanında yapmayarak CHP'yi seçim dışı bırakacaklar ve iktidar rakipsiz bir seçime girecek. CHP'yi bitirmek için görevlendirilmiş bir butlan yönetimi altında kalıp, bu kayyum yönetiminden talimat alınmaz. Bir an önce yeni parti kurulmalı ve seçime hazırlanmalı. Günü gelince CHP'ye dönülecektir.” diye düşünüyor.

---

Doğrusunu söylemek gerekirse, Özel ekibi ile hareket etme kararı alanlar arasında yeni parti kurulmasını savunanların argümanları daha doğru ve yerinde tespitler içeriyor.

İlginçtir...

“CHP içinde kalıp mücadele etmeliyiz. Baba ocağını bırakamayız” diye düşünenlerin birçoğunun, geçmişte CHP'den kendi isteği ile ayrıldığı ya da ayrılmak zorunda kaldığı için DSP ve diğer partilerde uzun yıllar siyaset yapmış isimler olması ayrı bir çelişki yaratıyor.

---

O yıllarda “CHP içinde siyaset yapma imkânı kalmadı” diye DSP ve diğer partilere giden, orada bir yerlere seçilen, daha sonra şartlar müsait olduğunda CHP'ye dönenler, şimdi “Siyaset yapma imkânımız olmasa da CHP içinde kalmalıyız” diyor.
Chp (31)

TOPRAK İNSANLARA AKLINI KAYBETTİRİYOR!

“Vahşi hayvanlarda bölge anlayışı olsa da toprak sahibi olma arzusu yoktur.

İnsana ‘içgüdüsü yok olmuş hayvan’ diyorlar. Onun yerine zekâmız var.

Medeniyeti zekâmızla kurduk. Zekâmız bizi canlılar dünyasının tepesine oturttu.

---

Sonra öyle korkunç bir dünya yarattık ki, en büyük aptallığımız toprak sahibi olma takıntımız oldu.

Doğası gereği toprak kimseye ait değildir.

Ama insan zihninde toprak mülkiyeti kavramı oluştu.

Bu kavram bizi bitmek bilmez savaşlara ve cinayetlere götürdü.

---

Özetle insanlık tarihi aslında toprak peşinde koşan insanların tarihidir.

Toprak insanlara aklını kaybettiriyor.

Bu durumda, belki de toprağın kendisinde insanların sonunu getirme içgüdüsü var...”

---

Bazen bir kitap okur, bir film ya da dizi izlersiniz ya...

Saatlerce okuduğunuz kitapta ya da izlediğiniz film ve dizide sadece küçük bir bölümden etkilenip aklınızda o kalır ya...

İşte yukarıdaki toprakla ilgili ifadeler de izlediğim bir filmin içinde geçen bir bölümdü...

Özeti: Aklınızı kaybetmek, sonunuzu hızlandırmak istemiyorsanız, toprak sahibi olma hırsından uzak durun!

Toprak-2

SİZE DE BOŞ BELEŞ İŞLER GİBİ GELMİYOR MU?

Özellikle siyasetçilerin ve yönetenlerin katıldıkları herhangi bir program ve etkinlikte ya da yaptıkları ziyaretler sırasında...

* Ellerine eldiven giyip, başlarına bere takarak vatandaşlara yemek dağıtmaları...

---

* Fırıncının küreğini alarak fırında ekmek pişiriyor rolü yapmaları...

---

* Tarlada traktör koltuğuna oturup tarla sürüyor pozu vermeleri...

---

* Misafir oldukları evde yer sofrasına oturmaları...

---

* Konserde orkestra şefi gibi çubuk sallamaları...

---

* Ellerine aldıkları süpürgelerle yer süpürüp çöp toplamaları...

---

* Simit tezgâhına oturup satış yapmaları, kahvehanede tepsi ile çay dağıtmaları...

---

* Spor müsabakalarında kaleciye penaltı atmaları, potaya şut çekmeleri...

Temsili de olsa, göstermelik de olsa, sırf fotoğraf ve video görüntüsü için yapılıyor da olsa size de çok gereksiz, yersiz, samimiyetsiz ve komik gelmiyor mu?