AK Partili eski bakan Zafer Çağlayan, Reza Zarrab tarafından kendisine verildiği iddia edilen 240 bin euroluk saati ile gündeme gelmiş, Zarrab'ın bir peçeteye yazdığı “Saatin parasını Zafer Çağlayan'dan aldım” yazısı, inceleme komisyonu tarafından delil kabul edilerek, soruşturmaya gerek olmadığına karar verilmişti.
Olay uzun süre ülke gündeminde kaldı.
Sonuçta Zafer Çağlayan, diğer üç bakan ile birlikte istifa etmek durumunda kaldı.
Aslında bu dört bakanın istifasından çok azledilme idi...
***
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu mecliste bir oylama sonucu, arkasında biriken AK Partili diğer milletvekilleriyle birlikte selfie çekince, kolundaki pahalı saati gündem oldu.
Kolundaki saatin gündem olduğu paylaşım fotoğrafını silen Yenişehirlioğlu sonrasında Grup Başkenvekilliğinden oldu.
***
Geçenlerde AK Parti Eskişehir milletvekili ve MKYK üyesi Nebi Hatipoğlu, taktığı 9 milyon liralık saati ile gündeme geldi.
Bunun üzerinden 10 gün geçmemişti ki, Hatipoğlu bu kez 19 milyon liralık saat takınca ikinci kez gündem oldu...
***
AK Partili vekillerin, taktıkları pahalı saatlerle zaman zaman gündem olması ve eleştirilmesinin bir türlü sonu gelmiyor.
Bu gidişle, AK Parti Genel Merkezi yakında “Kolunuza taktığınız saatlere dikkat edin! Öyle saatlerinizi milletin gözüne sokup durmayın! Aksi halde o milyonluk saatlerinizin takılı olduğunuz ellerinizi, mecliste emekli maaşlarının 20 bin lira olması için kaldırdığınızda, biz bunu izah edemez duruma geliyoruz!” diye bir genelge yayınlarsa hiç şaşırmayacağız...

1-722

2.-18

3-191

,,,,,,,,,,,,,,,,,,

SEÇMENİN OY ALIŞKANLIĞI DİYE BİR DURUM VAR AMA...

Siyasette seçimlere yönelik “seçmenin eli alıştı” diye bir tabir var.
Bu şu demek:
Seçmen ilk defasında herhangi bir nedenden ötürü bir partiye ya da bir kişiye oy veriyor.
İkinci kez aynı parti ve kişiye oy vermesiyle birlikte psikolojik olarak o partiyi ve kişiyi her ortamda savunur hale geliyor.
***
Zaten ikinci verilen oydan sonra eli de beyni de uyum sağlıyor o parti ve kişiyle.
Sonraki seçimlerde de bu el alışkanlığını sürdürüyor.
Başka partiye ya da kişiye oyu nasip olmuyor.
Oy verdiği partinin de kişinin de yanlışlarını görmüyor.
Başka partinin ve kişinin doğrularını da görmüyor işin gerçeği.
Oy vererek desteklediği parti ve kişinin her yanlışı içinde doğruyu arama, oy vermediği parti ve kişinin doğruları içinde de yanlış arama derdine düşüyor.
***
Seçmen her ne kadar aidiyet duymaya başladığı parti ve kişiyi kolay kolay bırakmıyorsa da gün geliyor oy verdiği parti ve kişi kendi maddi ya da manevi çıkarlarıyla ters düşüyor.
İşte o anda, el alışkanlığına rağmen hiçbir sıkıntı duymaksızın bir anda partiyi de kişiyi de değiştiriveriyor.
***
Sonuç olarak…
Seçmenlerin büyük bir bölümü el alışkanlığı ile sandığa gidiyor.
Ve bu el alışkanlığı, kendisin yapılan en küçük bir hatayı dahi affetmiyor.
Hele bir de cebindeki para azalmışsa, oy verme alışkanlığını anında terk edilebiliyor.
Zaten…
“Bugüne kadar sağ partilere oyum nasip olmadı” ya da “Sol partilere hiç oy vermedim” diyenlerin bir anda “vermedim” dedikleri partilere oy vermesi de bu şekilde açıklanabiliyor.

O Y
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

“ÜLKENİN EN YÜKSEK PROMOSYON ANLAŞMASI” DENİLDİ AMA PARALAR HALA ÖDENMEDİ...

Anadolu Üniversitesi, 2026-2028 dönemini kapsayan bir promosyon ihalesi gerçekleştirdi.
Geçtiğimiz Ağustos ayında çalışanlar için banka promosyon ihalesi açıldı.
27 Ağustos tarihinde yapılan ve 21 bankanın katılıp 8 bankanın teklif verdiği promosyon ihalesini QNB Fiansbank kazandı.
***
4333 Üniversite çalışanının yararlanacağı banka promosyon ihalesi ile her çalışanın kişi başı 111 bin 500 lira promosyon alacağı ilan edildi.
Hatta...
Yapılan promosyon ihalesi ile ödenecek olan tutarın, Türkiye'deki kurumlar arasında bir rekor olduğu açıklandı...
Hatta, promosyon anlaşması imzalandıktan hemen sonra Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof Dr Yusuf Adıgüzel şu açıklamayı yaptı: “Süreci son derece şeffaf yönettik. Promosyon ihalesi, işçi ve memur sendikalarının temsilcilerinin gözetiminde gerçekleştirildi. Geldiğimiz noktada, Türkiye'de kamu kurumları nezdinde bugüne kadar yapılmış en yüksek promosyonu çalışanlarımız lehine almış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”
***
Ancak...
Ülkenin hemen hemen tüm kurumlarının çalışanları promosyon paralarını tıkır tıkır alırken, “Ülkenin en yüksek promosyon anlaşması” nın olduğu Anadolu Üniversitesi'nde çalışanlar promosyon paralarını hala alamadı...
Dahası...
Üniversite ile banka arasında anlaşmazlık yaşandığı, imzalanan promosyon anlaşmasının da iptal edilebileceği iddiaları kulaktan kulağa yayılmaya başlandı.
***
Şimdi, üniversite çalışanları bu durumdan fazlasıyla mağduriyet yaşıyor.
Geleceğini garanti gördükleri paraya güvenerek hepsi belirli oranda borca girdi.
***
Bu durum, Anadolu Üniversitesi için de üniversitede görev yapan 4333 çalışan için de büyük bir sorun ve sıkıntı.
Umarız konu daha fazla mağduriyet yaratmadan çözüme kavuşur.
Aksi halde, “Türkiye'nin en yüksek promosyon anlaşması” diye lanse edilen anlaşma fiyaskoyla sonuçlanmış olacak!

P R O M O S Y O N

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,