Büyükşehir Belediyesi, Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü yönetmeliğinde, atıklarının taşınması sırasında alınacak önlemlere ilişkin bir madde var...
***
Söz konusu 24'üncü maddede, hafriyat toprağı ile inşaat-yıkıntı atıklarının taşınması sırasında çevrenin kirletilmemesi, trafiğin aksatılmaması ve can ve mal emniyeti için gerekli tedbirlerin öncelikle nakil işlemlerini gerçekleştiren kişi veya firma tarafından alınacağı ifade ediliyor.
***
Ardından da şu kriterler sıralanıyor:
-Taşıma sırasında oluşabilecek çevresel kirlenmeyi önlemek amacıyla araçların üzerleri uygun malzemeyle kapatılır.
-Araçlara kapasitenin üzerinde yükleme yapılmaz ve araçlar tekerleklerinde olabilecek çamur ve benzeri kirlilik temizlendikten sonra trafiğe çıkartılır.
-Başkanlık, atık taşıyan araçların şehir içi trafiğini olumsuz etkilememesi için bu araçların belirli saatler arasında trafiğe çıkmaları konusunda düzenleme yapma yetkisine sahiptir.
***
Şimdi:
Siz hiç inşaat toprağı ve hafriyat taşıyan kamyonların üzerlerinin herhangi bir malzeme ile kapatıldığını görüyor musunuz?
Siz hiç taşıma yapan kamyonların bu malzemeyi taşırken tekerlerindeki çamurları temizleyip yola öyle çıktığına şahit oluyor musunuz?
Siz hiç bu atıkları taşıyan araçların şehir içi trafiğini etkilememesi açısından sadece belirli saatlerde trafiğe çıktığına inanıyor musunuz?
Peki siz, bu toprak ve hafriyat taşıyan araçların bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde denetlendiğini düşünüyor musunuz?
***
Valla sizi bilmem ama ben tüm bunların olduğunu hiç zannetmiyorum.
Zira...
Yönetmelikte olmasına rağmen bugüne kadar hafriyat taşıyan araçların üzerinin kapatıldığına hiç şahit olmadım.
Bugüne kadar bu atıkları taşıyan araçların tekerleklerini temizlediğine hiç denk gelmedim.
Şehir içinde bile bu araçları görmediğim hiçbir saat dilimi olmadı...
İşin enteresan tarafı, var olan yönetmeliğe rağmen, yönetmeliğe aykırı davrananlara yönelik bir kontrole falan da rastlamadım...
***
Sonuç olarak:
Ortada bir yönetmelik var olmasına var ama dışarıda yönetmeliğin yap dediği hiçbir şeyi yapmayan ve yollara döke saça toz, toprak, çamur saçan bir dolu denetlenmeyen araç var.


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
HALA BU ALIŞKANLIĞI DEVAM ETTİRENLER VAR...
Cenaze defin sonrası mezarlıkta yaşanan bir gelenek var...
Define katılanlara mezarlık çıkışında pide-ayran-helva gibi yiyeceklerin dağıtılması...
***
Dağıtılan bu yiyecekler bazen mezar başında bazen de mezarlık kapısı önünde, sağa sola oturularak ya da araçların üzerinde bir güzel yenip içiliyor.
***
İlginç olan: çoğu kişinin yanlış bulduğu ve eleştirdiği bu gelenek bir türlü terk edilmiyor.
Cenaze ritüeli adeta eksik kalacakmış düşüncesiyle ısrarla uygulanmaya devam ediliyor.
***
Birkaç dernek ve topluluk, bir süre önce, üyelerinin cenaze törenlerinde bu geleneği sonlandırdığını açıkladı...
İyi de oldu.
Ancak...
Hala mezarlıkta bu ritüel haline getirilmek istenen geleneği ısrarla devam ettiriyor.
Hani diyoruz ki; Din adamları Müftülükler de bu hiç hoş olmayan uygulama konusunda açıklamalar yapsa da hoş olmayan bu uygulama artık tamamen ortadan kalksa...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
CHP'Yİ YÖNETENLER PARTİ İÇİ MUHALEFETİN VARLLIĞINA DUA ETMELİ...
Parti içinde farklı görüşlerin açıkça dile getirilebilmesi, kararların tek merkezden değil istişareyle alınmasını zorunlu kılar.
***
Dahası; bu durum lider sultasının zayıflamasına, üyelerin söz hakkının artmasına ve parti içi demokrasinin güçlenmesine katkı sağlar.
***
Öte yandan parti içindeki muhalif kanadın alınan kararları sorgulaması ve alternatif öneriler sunması, hatalı stratejilerin erken aşamada fark edilmesini mümkün kılar.
***
Böylece seçim stratejileri daha sağlam bir zemine oturur, politika üretimi daha nitelikli hale gelir ve “evetçi” bir yapı oluşmasının önüne geçilmiş olur.
***
Özetle parti içi muhalefet; demokratik kültürü güçlendirir, karar kalitesini artırır, liderliği dengeler, parti tabanını genişletebilir
Elbette aşırı ve yıkıcı bir muhalefet partiye zarar verebilir. Ancak esas olan; yapıcı, ilkesel ve çözüm odaklı bir muhalefetin varlığıdır.
***
CHP’yi yönetenler, zaman zaman demokrasi kanallarını daraltma eğilimi gösterseler de varlığını sürdüren parti içi muhalefeti bir tehdit değil, bir zenginlik olarak görmelidir.
Zira CHP’yi iktidar partisi AK Parti’den ayıran temel unsurlardan biri, yalnızca ideolojik farklılık değil; aynı zamanda parti içinde eleştiri mekanizmasının varlığıdır. Bu mekanizma, baskılara rağmen yönetime karşı çıkabilme, sorgulama ve eleştirebilme işlevini yerine getirmektedir.
***
AK Parti’nin bugüne kadar deneyimlemediği ve mevcut yapısı itibarıyla deneyimlemesi de zor görünen bu özellik, CHP açısından aslında kurumsal bir avantajdır.
Bu nedenle CHP’nin yıllardır parti içi muhalefeti baskı yoluyla etkisizleştirme ve bu davranışıyla AK Parti'ye benzeme çabasını da anlamlandırmak güçtür.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,