Pazar günkü Cumhurbaşkanlığı seçimi için "Bu sadece bir seçim cumhurbaşkanımızı seçeceğiz." diyorlar.
Gerçekten de bu sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimi mi?
Yoksa; tam aksine bir referandum mu?
****
Bir taraf partili cumhurbaşkanlığı sisteminin devamından yana.
Tek lider, tek adam.
Her sözü neredeyse kanun hükmünde.
Bu kadar güce rağmen yeterli denetleme yok!
Kontrolsüz bir güç...
****
Diğer tarafta; güçlendirilmiş parlamenter sistem.
Yargı, yürütme ve yasama güçlerinin dengesi.
Kuvvetler ayrılığı, Anayasa temel ilkelerinden birisidir.
Devletin yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin birbirinden ayrılması ve bu sayede gücün kötüye kullanılmasının engellenmesini sağlanmasıdır.
****
Ülke ile ilgili kararları bir tek kişi alıyorsa ve bu kararlar denetimden ve yetkili organların onaydan geçmeden uygulanayırsa, bu sistemde bir sorun var demektir.
****
Yarın ki seçim, yalnızca bir seçim olmanın ötesinde nasıl bir ülkede yaşamak istediğimiz açısından da önemli.
Karar seçmenin.
****
Ya tek adam.
Ya da parlamenter sistem ve demokrasi...
5 yılda bir bu defa güç sizde.
Öncelikle sandığa gidin, sonra oyunuzu kullanın.
Sonucu belirleyecek olan sizsiniz...

*******

KAYBEDİLEN İKİ SEÇİM... 

Anadolu Ajansı yoktu.
Gazeteciler oy sayımını ve sandık sonuçlarını yerinde izlerdi.
1977 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı Erol Sönmez, açık ara öndeydi. 
CHP'liler önde götürdükleri seçimde sayılmayan ve sonucu değiştirmeyeceğini düşündükleri bir kaç sandık kalınca sandıkları sahipsiz bırakarak zafer şarkıları söylemeye başlamış ve sokaklara çıkmışlardı.
Kazanan Hicri Sezen oldu.
***
1994 Yerel seçimleri.
Gazeteciler Adliye'de sonucu bekliyor.
Adliye’de gece yarısına doğru bir açıklama yapılıyor gazetecilere.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimini DSP'den Sadi Nebrek'nin kazandığı açıklanıyor.
****
DSP’liler tıpkı 1977'de olduğu gibi sevinç içinde sokaklara dökülüyor.
Sonuç, seçimi Doğru Yol Partisi adayı Aydın Arat kazanıyor.
Umarım, bu defa herkes sandığa ve oyunu sahip çıkar.