ABD ile İran arasında yükselen diplomatik ve askeri tansiyon, uluslararası kamuoyunda “savaş kapıda mı?” sorusunu gündeme getirdi. Washington yönetiminin Körfez bölgesine dikkat çekici askeri sevkiyat başlatması ve bazı ülkelerin vatandaşlarına “İran’ı terk edin” çağrısı yapması, olası bir çatışma ihtimalini güçlendirdi.
Sofya’da Sıra Dışı Hareketlilik
Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki havalimanının 23 ve 24 Şubat geceleri sivil uçuşlara kapatılıp askeri uçuşlara açılması dikkat çekti. Uçuş takip verilerine göre bölgede çok sayıda ABD’ye ait tanker ve kargo uçağının konuşlandığı görüldü. Bulgar yetkililer, bu hareketliliğin NATO’nun teyakkuz faaliyetleri kapsamında olduğunu açıklasa da güvenlik uzmanları uçakların İran yönüne hareket edebileceğini öne sürüyor.
Tahliyeler Başladı
ABD ordusunun Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde görev yapan yüzlerce askeri tahliye ettiği bildirildi. Bahreyn’deki bazı üslerde de benzer adımlar atıldı. Polonya, Almanya ve İspanya gibi ülkeler vatandaşlarına İran’ı terk etmeleri yönünde çağrı yaptı. İsrail ordusu ise yüksek alarm durumuna geçtiğini duyurdu.
İran’dan Füze Testi
Tansiyonun gölgesinde İran, “Hürmüz Boğazı Akıllı Kontrol” tatbikatında Seyyad 3-G hava savunma füzesini ilk kez test ettiğini açıkladı. Devrim Muhafızları, 150 kilometre menzilli füzenin bölgesel hava savunma kapasitesini artırdığını belirtti.
Trump’tan “Kısıtlı Saldırı” Mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı nükleer anlaşmaya zorlamak amacıyla “kısıtlı bir saldırının” değerlendirildiğini söyledi. Trump, “Ya bir anlaşma olacak ya da onlar için talihsiz olacak” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise dış baskılara boyun eğmeyeceklerini belirtti. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Savaşa da barışa da hazırız” mesajı verdi.
Bölge Nereye Gidiyor?
ABD’nin USS Gerald R. Ford uçak gemisini bölgeye yönlendirmesi ve Avrupa ile Orta Doğu’daki üslere savaş uçakları konuşlandırması, askeri yığınağın boyutunu gözler önüne serdi. Analistler, bu ölçekteki sevkiyatın uzun süre sürdürülebilir olmadığını ve ya diplomatik çözüm ya da kısa süreli sert bir askeri hamleyle sonuçlanabileceğini değerlendiriyor.
Küresel piyasalar ve bölge ülkeleri gelişmeleri yakından takip ederken, gözler Washington ve Tahran’dan gelecek yeni açıklamalara çevrildi. Dünya yeni bir kriz eşiğinde mi? Yoksa bu gerilim son anda diplomasiyle mi çözülecek?




