Öyle temayül, eğilim falan değil...
Genel merkez “Üye bazında ön seçim” kararı alsaydı.
Salona gelen seçim kurulunun hâkimi ve ekibi divana ayrılan yere otursaydı.
İlçe başkan adayları için bir sandık, yönetime aday olanların çarşaf liste şeklinde diğer bir sandık konulmuş olsaydı...
Keza...
İl kongresinde, il başkan adayları için bir sandık, yönetime ve diğer kurullara aday olanlar için yine çarşaf liste yöntemiyle diğer sandık konulmuş olsaydı ve partinin başkanından yönetimine, kurultay delegesinden disiplin kuruluna kadar tüm temsilcileri parti üyeleri tarafından belirlenmiş olsaydı ne güzel olurdu, değil mi?
***
Bunun yerine ne oldu?
Hâkim yoktu ama en azından ilçe başkanını partinin üyeleri seçti.
Çarşaf liste yoktu ama ilçe başkanının belirlediği blok liste yönetimi, temsili de olsa delegeler seçti.
Ne diyelim?
Buna da eyvallah!
Zira...
Eskiden 400-600 delege her şeyi belirliyordu, şimdi en azından üye belirledi...
Demo-krasi'nin tamamı olmasa da en azından demo'su hayata geçti.


TALİMAT ESKİŞEHİR'DE YERİNE GELDİ Mİ PEKİ?
- Yapmanız gereken, davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak, daha çok gayret etmektir.
***
- Yorulan varsa buyursun, kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok.
***
- Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız. Her büyük şehirde, ilde, ilçede, beldede, köyde teşkilatımızın en az bir üyesiyle tokalaşmayan, konuşmayan, tanışmayan kimse kalmayacak.
***
- Medya tamam. Sosyal medya tamam. Ama bizim hareketimiz ruh ve muhabbet üzerine kuruludur. Biz gönüller yaparak, gönüller kazanarak bugünlere geldik.
***
- Teşkilatımız her an vatandaşımızla hemhâl olacak. Bize geleni başımızın tacı edeceğiz. Bize gelmeyeni gidip arayıp bulacak, hâl hatır soracak, derdini dinleyeceğiz.
***
- Tebrik ve takdirler kadar, hatta onlardan daha da fazla eleştirilere kulak vereceğiz. Kibirden özellikle uzak duracağız. Tevazuyu elden bırakmayacağız.
***
Yukarıdaki sözler çok değil, bundan üç ay önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, partisinin Sapanca kampı kapanışında yaptığı ve özellikle milletvekillerine yönelik yerine getirilmesini istediği talimatlar.
***
Peki biz Eskişehir'de, geride kalan üç ay içinde iktidar partisi milletvekillerinin caddeyi, sokağı boş bırakmadığını gördük mü?
Şehirde, ilçede, beldede, köyde teşkilat üyeleriyle tokalaşan, hâl hatır soran, tanışanı gördük mü?
Merak ettik?
Erdoğan'ın talimatının şu son üç ay içinde gerçekleştiğine şahit olduk mu?

BİZDE BÖYLE ŞEYLER OLMAZ...
İngiltere’de yıllar önce akaryakıt fiyatlarına zam gelmiş…
Bunun akabinde yolcu taşıma ücretlerinin fiyatı 28 peni artırılmış…
Vatandaşlar tepki göstermişler gelen bu zamma…
***
Kendi aralarında organize olmuşlar.
Bir yandan yolcu taşıma araçlarını kullanmamaya, diğer taraftan da eskisi sıklıkta akaryakıt almamaya başlamışlar.
İş yeri yakın olanlar bisiklet kullanmaya ya da yaya olarak gitmeye başlamış.
Tek tek araç kullananların ise dördü birleşmiş, işe tek araçla gider olmuş.
***
Kimse toplu taşıma araçlarına binmediği için araçlar bir süre boş gidip gelmiş.
Bakmışlar olmuyor, yapılan zam geri alınmış.
Fakat vatandaşlar yine binmemiş araçlara…
Bu defa yönetenler yolcu taşıma ücretini 25 peni indirmek zorunda kalmış.