“… İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır.”

Bu söz, Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yer alan en vurucu ifadelerden biridir. Gelecekte vatanın ve Cumhuriyet’in varlığına kastedecek iç ve dış kötü niyetli düşmanların olacağını vurgular. Doğal olarak dış düşmanı herkes anlar. Ancak iç düşmanı anlamak ve fark etmek hayli zordur. Hele çocukken algılamak çok daha zor olur. Ancak bugünler yaşandığında “dâhilî bedhah” nedir, yeterince anlaşılır olmuştur. Bugünleri yüz sene önceden görmüş ve Cumhuriyet’e sahip çıkacak en sağlam zihin olarak işaret ettiği gençliği, tarihin derinliklerinden uyarmıştır.

Hem cephede hem de Lozan’da yenilen emperyalist güçler, yerli iş birlikçileri aracılığıyla rövanşı almak istemektedirler. Dışarıdan CHP’nin iç sorunu gibi gösterilmeye çalışılan partiyi bölme ve küçültme girişimleri; iktidara alternatif olmayı hedefleyen muhalefetin kendi sorunlarıyla gündeme oturması, aslında toplumsal desteği zayıflatma amacı taşımaktadır. İktidarın da Kılıçdaroğlu ve çetesinden medet umması ayrı bir garabet yaratmakta, düştükleri çaresizliği göstermektedir.

Çare gibi gözüken yeni bir siyasi parti kurma girişimi ya da CHP yönetimini tekrar ele geçirme projesinin hangisinin toplum için daha yararlı sonuç getireceği, siyasetle aktif olarak uğraşanların vereceği karar sonucu belirecek ve ustalık o zaman ortaya çıkacaktır. Ya bir yol bulunacak ya da bir yol açılacaktır…

Kemal Kılıçdaroğlu, son bir haftadır kendisi hakkında yazılan ve söylenen her sözü, çizilen her karikatürü sonuna kadar hak etmiştir. İktidarın türlü oyunlarla tutsak ettiği, bir zamanlar yol arkadaşı olarak bellediği dostlarını yine iktidar ağzıyla casuslukla, FETÖ’cülükle, yolsuzlukla suçlayıp satması ihanetin adıdır ve kendisinin “dâhilî bedhah” safında yer alması için yeterlidir. Sarayın yangınına benzin taşımak böyle bir şey olsa gerek.

Siyasi ömrünün son deminde iş birlikçiliği seçmek nasıl bir zihnin ürünüdür? Bir anda ülkenin en nefret edilen objesi olmak nasıl bir başarıdır? Halkın tükürüğünde boğulmamak için sokağa çıkamaz olacaktır. Kılıçdaroğlu ve ekibi, halkta kararlı bir tepki oluşturmuş ve ceberut iktidarın yandaşı olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır. Gerek kendisi gerekse ülke için hayırlı olmayacağı çok açıktır…