Muhalefet çevreleri uzun zamandır iktidarın, CHP’li belediye başkanlarını görev yapamaz hale getirmek istediğini; bunun için siyasi, idari ve hukuki baskı mekanizmalarını devreye soktuğunu söylüyor.

***

İktidar ise tüm süreçlerin hukuk çerçevesinde yürüdüğünü savunuyor.

Ancak...

***

CHP'li bazı belediye başkanlarının cezaevinde olması, bazılarının ise partisinden istifa ederek AK Parti saflarına katılması, tartışmayı ilginç hale getiriyor.

İşte tam da bu noktada kamuoyunun aklına şu soru geliyor:

***

Eğer gerçekten bir baskı, tehdit ya da şantaj siyaseti varsa, neden CHP'li bazı belediye başkanları buna direnip cezaevine girmeyi tercih ederken, bazıları da direnmek yerine saf değiştiriyor?

Bu durum haliyle:

***

“Eğer CHP'li belediye başkanlarına baskı, tehdit, şantaj yapıldığı ileri sürülüyorsa ve bunun sonucu bazı belediye başkanları saf değiştiriyorsa, o zaman ortada o belediye başkanlarının şantaja maruz kaldıkları ve köşeye sıkıştıkları bir durum var demektir.” sonucuna götürüyor.

Bununla birlikte şöyle de bir soru geliyor akıllara:

***

CHP'den istifa ederek AK Parti'ye geçen belediye başkanlarının, eğer köşeye sıkışarak şantaj yapılacak durumları varsa, iktidar partisi bu belediye başkanlarını neden kendi parti çatısının altına kabul ediyor?

Öyle ya, neticede AK Parti içinde büyük bir çoğunluk, CHP'den istifa eden belediye başkanlarının partilerine katılmasından çok da hoşnut olmuyor.

***

Hatta bazı AK Partililer, dün çeşitli ithamlarda bulunarak eleştirdikleri CHP'li belediye başkanlarıyla bugün aynı parti içinde olmaktan hiç haz etmiyor.

Sonuç olarak...

***

CHP'li belediye başkanlarının bir kısmı bugün cezaevinde, bir kısmı da CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılmış vaziyette.

Öte yandan, kayyumlar da devam ediyor, CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları da.

Hatta...

***

Başta imar yetkileri olmak üzere belediye gelirlerini sınırlayacak bazı düzenlemelerin hayata geçirileceği; bunların arasında, belediyelere alınacak personel sayısının belediye gelirleri ile sınırlandırılmasının da olacağı konuşuluyor.

Bu anlattıklarımızın hepsi bir araya geldiğinde, iktidarın sanki erken genel seçim hazırlığından çok, CHP'nin de hayır diyemeyeceği bir anayasa değişikliği ile erken mahalli seçim hazırlığında olduğunu gösteriyor...

R O Z E T-1

HERKES ONLARDAN YAKINIYOR, ONLAR DA HERKESTEN...

-Tek bir iş tanımı ve iş yasasına tabi değiller.
-Günde en az 10-12 saat çalışıyorlar.
-İki teker üzerinde sürekli risk altındalar.
-Her gün 100-150 kilometre yol yapıyorlar.
-Trafikte araç yerine konulmuyorlar ama kesilen cezalar, diğer araçlara kesilen cezalarla aynı.
-Bazen insan yerine de konulmuyorlar.
-Almış oldukları riske göre kazançları oldukça az.
-Çoğu zaman sipariş verenler tarafından azarlanıyorlar.
-Yazın kavurucu sıcağında, kışın dondurucu soğuğunda, yani her türlü hava şartlarında çalışmak zorundalar.
-Araçları çalınıyor, sıklıkla saldırıya uğruyorlar.

***

Yukarıda saydıklarımız, çoğunluğu üniversite mezunu olan ama eğitim gördüğü alanda iş bulamadığı için bu işi yapmak zorunda kalan moto kuryelerin yakınmaları...

***

-Araçlarını çok süratli kullanıyorlar.
-Trafik kurallarına çoğu zaman uymuyorlar.
-Kırmızı ışıkta duran araçların arkasında ışığın yeşile dönmesini beklemek yerine, aradan öne geçmek için araçlara zarar veriyorlar.
-Yayalar için ayrılmış kaldırım ve yaya köprülerinde fink atıyorlar.
-Motorlarını gelişigüzel park edip yaya ve araç trafiğini engelliyorlar.

***

Yukarıda saydıklarımız da vatandaşların moto kuryelerden yakınmaları.

Ülkede, kayıtlı olarak çalışan 200-300 bin, sigortasız ya da part-time çalıştığı düşünülenlerle birlikte 1 milyona yakın moto kurye var.

Yani...

***

Gerek tedarik gerekse yeme-içme sektörünün önemli bir parçası haline gelmiş koskoca bir sektör var.

Ama...

***

Hem sektörün asıl unsuru olan moto kuryelerin yaşadığı sorunlar hem de bu sorunu yaşayan moto kuryelerin yaşattığı sorunlar her geçen gün artıyor ve zaman zaman çığırından çıkıyor.

Ve bu yaşanan durumu, sanki her şey kendi kendine düzelecekmiş beklentisiyle herkes seyretmekle yetiniyor!

Kurye-6

ESKİŞEHİRSPOR VE SİYASET...

Eskişehirspor kulüp başkanlarından Yılmaz Sezer, milletvekili adayı oldu, seçilemedi.

***

Eskişehirspor kulüp başkanlarından Aydın Begiter, Anavatan Partisi'nden milletvekili adayı oldu, seçilemedi...

***

Eskişehirspor kulüp başkanlarından, aynı zamanda Emniyet Müdürü olan Atilla Aytek, MHP'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi.

***

Eskişehirspor kulüp başkanlarından Halil Ünal, Demokrat Parti'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi...

***

Eskişehirspor'un efsane kaptanı Fethi Heper, Anavatan Partisi'nden belediye başkan adayı oldu, seçilemedi.

***

Eskişehirspor'a sahip çıkmamakla, kulübe maddi yardımda bulunmamakla sürekli eleştirilen Yılmaz Büyükerşen, beş kere aday oldu, beşini de kazandı...

***

Zaman zaman siyaset Eskişehirspor'u, Eskişehirspor da siyaseti kullanmak istese de sonuç çıkmıyor...