Eskişehirliler olarak bazı alışkanlıklarımız var.
Örneğin:
Bu şehirde yaşayanlar olarak büyük beklentiler taşıyoruz.
Bu özelliği taşımamızda belki de yılların ihmal edilmişliği yatıyor.
***
Başka bir özelliğimiz ise:
Yaşadığımız şehrin özel olmasını istiyoruz.
O yüzden şehri özel kılacak ilklerin Eskişehir'de olmasını, böylece bununla diğerlerinden farklı olabilmeyi ve gurur duyabilmeyi bekliyoruz.
***
öte yandan.
-Farklı ve özel olduğumuza dair söylemler çok hoşumuza gidiyor.
Bunu gurur vesilesi haline getirip, koltuklarımızın kabarmasını istiyoruz.
-Şehrimizle, özellikle şehir dışında övünmeyi çok seviyoruz. Hele hele bu övgüyü şehir dışına çıktığında başka biri yaptığında büyük keyif alıyoruz.
-Eskişehir'de sevmediğimiz şehrin bir aktörüne şehir dışında laf söyletmiyoruz örneğin.
-Yine şehir dışındayken "Eskişehir" konusu geçtiğinde "Eskişehir çok güzel oldu" diye başlayan cümleler eşliğinde bu kenti övmekten mest oluyoruz.
-Hep övgü dolu tarifler bekliyoruz yaşadığımız şehirle ilgili.
-Kendi şehrimizi eleştirme konusunda zaman zaman insafsız olsak da, bunu dışarıdan birinin yapmasına kesinlikle tahammül edemiyoruz.
***
Kısacası...
Eskişehirliler olarak biz, yaşadığımız bu şehri seviyor, bu şehirle gurur duyuyor, bu şehirde yaşayanlar olarak hep "özel insanlar" olduğumuzu düşünüyor ve en önemlisi de, bu konuda bize yapılan iltifatlardan hoşlanıyoruz.
***  
Bu tahlili AK Partililer için yaptık.
Zira…
AK Partililerin bu tahlili iyi özümsemesi lazım…
Yani, bu şehri kötüleyerek bu şehirde seçim kazanamayacaklarını artık idrak etmeleri gerekiyor…
Tamam. Neticede elbette şehirde muhalefet yapılacaktır…
Ancak…
Bu muhalefet uygulamalardan çok şehre ve şehrin kimliğine kaydığında(Ki zaman zaman böyle oluyor), şehirde kendiliğinden oluşan reaksiyonun AK Parti’ye, özellikle de mahalli seçimlerde  faturası bir hayli kabarık oluyor.
akp-25
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

AMAÇ: KAZANABİLECEK DEĞİL DE KAZANMASI ENGELLENECEK BİR SEÇİME GİRMEK Mİ?

İYİ Parti son yapılan genel seçim sonuçları dikkate alınırsa, 30 Büyükşehir, 51 il ve 922 ilçenin hiçbirinde birinci parti olamamış.
***
İkinci olduğu yerler parmakla sayılacak kadar az.
Sıralamada çoğu seçim bölgesinde üçüncü, dördüncü hatta beşinci parti konumunda…
***
Bir partinin seçimlere tek başına ve kendi adayları ile girmesi elbette yadırganacak bir durum değil.
Ancak…
Seçimleri kazanma ihtimalinin olmadığı bir ortamda, seçimlerden olabilecek en karlı çıkmanın tek yolu ittifak yapmak.
Ama gelin görün ki İYİ Parti önümüzdeki seçimlerde ittifaka kapıları tamamen kapattı.
Seçimlere kendi adayları ile katılmaya karar verdi.
***
Peki, İYİ Parti son seçimde aldığı oy oranı ortadayken ve bu oy oranı ile hiçbir belediyeyi kazanma şansı kağıt üzerinde gözükmüyorken, niçin ittifaka kapılarını kapatarak, mahalli seçimlere kendi adayları ile katılma kararı aldı?
Bunun iki nedeni olabilir…
***
Birincisi: İYİ Parti kazanacağı seçime değil kazanmasını engellemek istediği bir seçime girmek istiyor…
İkincisi de: CHP ve AKP’ye küsen seçmenin adresi olmayı amaçlıyor.
***
Seçim yenilgisi sonrası CHP’ye küsen ve sandığa gitmeyeceğini söyleyen seçmenin büyük bölümü, seçim yenilgisinin sorumlusu olarak her ne kadar Kılıçdaroğlu’nu görse de, aslında seçim yenilgisinde en az Kılıçdaroğlu kadar Akşener’in de kabahatli olduğunu düşünüyor.
Zira…
Meral Akşener’in masadan kalkması ve kalkarken de zehir zemberek açıklamalar yapmasıyla ittifaka olan güvenin bir anda yok olduğunu dile getiriyor.
Dolayısıyla bu düşünce, CHP’ye küsen seçmenin İYİ Partiye gitmeyeceği gibi bir sonucu doğuruyor.
AK Partinin kaybettiği oyun da MHP’ye gittiği açık seçik ortadayken, bu durum  İYİ Partinin CHP ve AKP seçmeninden oy alabilme ihtimalini imkansız kılıyor.
Hal böyle olunca da, İYİ Parti’nin mahalli seçimlere kendi adayları ile katılma kararını, CHP ve AKP seçmeninin oylarını alma amacından çok, sanki kazanması engellenecek bir seçime girme niyetiyle aldığını gösteriyor…
iyi-15
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
SUNUM YAPMAK KOLAY BİNA YAPMAK OLAY!

İl Çevre Müdürünün, AK Parti binasında, il yönetim kurulu toplantısına katılmasını bu köşede eleştirmiş “Eskiden bürokratlar partinin kapısından içeriye giremezdi. Girmeye kalksalar bile siyasetçi bürokratı kapıdan içeriye sokmazdı. Son dönemde AK Parti binası bürokratların, özellikle de aday olmak isteyen bürokratların mekanı haline geldi” demiştik.
***
Bir okur bir hatırlatmada bulunmuş.
Çevre müdürlüğüne ait hizmet binasının yapılan kontrollerde depreme dayanıksız olduğu tespit edilmişti.
Yeni hizmet binası için ihaleye çıkılmış.
Fakat…
Hiç kimse teklif vermediği için ihale iptal edilmiş.
Yeni bina yapılamadığı için, depreme dayanıksız bina hala kullanılıyormuş.
***
Okur diyor ki: “Çevre müdürü keşke AK Parti binasında siyasetçilere sunum yapmak yerine başında bulunduğu müdürlüğe hizmet binası yapmak için çaba harcasa daha iyi olmaz mı?”
Ne diyelim?
Tam 12’den vurmuş!
iyi-152-1121-137
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,