Marketten sebze meyve seçerken evirip çevirip bakıyoruz. Çürük çarık olmasın diye hatta etiketini kontrol edip, nereden geldiğini öğrenmeye çalışıyoruz.
Ama; bizi yönetecek adamları seçerken bu kadar dikkatli değiliz.
Kılı kırk yarmıyor.
Kim olduğuna, bu iş için yeterli olup olmadığına, geçmişte yaptığı işlere ve liyakata bakmıyoruz.
****
Bu spor kulüplerinde de böyle, siyasi yaşamda da böyle.
Oy vermek yani seçmek bu kadar kolay olmamalı.
İşe adam seçimi konusunda duayen bir isim olan, rahmetli iş insanı Sakıp Sabancı ile sanatçı Ali Poyrazoğlu arasında geçen bir anekdotu anımsattı.
****

"Ali Poyrazoğlu bir uçak yolculuğunda ünlü işadamı Sakıp Ağa´nın yanına oturur. Aralarında aşağıdaki diyalog geçer:
- Ağam sen otomobilden anlar mısın?
- Anlamam.
- Ağam sen lastikten anlar mısın?
- Anlamam.
- Ağam sen kumaştan anlar mısın?
- Anlamam.
- Ağam sen süpermarketçilikten anlar mısın?
- Anlamam.
- Ağam otomobilden anlamazsın otomobil fabrikan var, lastikten anlamazsın lastik fabrikan var, kumaştan süpermarketçilikten anlamazsın, tekstil fabrikan CarrefourSA´n var. Bu nasıl iştir?
- Ben adamdan anlarım. Bulurum doğru adamları koyarım işlerin başlarına."

************


GÜZEL GÜNLER...

Biz trenden inip evimize taksi ile değil faytonla giden bir kuşağız.
Uzun tren yolculuğunun yorgunluğunu atların nal sesleri arasında unuturduk.
Sünnet düğünlerinde fayton kiralanırdı.
Faytonlar süslenir.
En önde sünnet çocuğu mahallenin tüm çocuklarına şehir turu attırılırdı.
Şimdi; sadece nostalji faytonlar.
Fayton yerine otomobil konvoyları aldı.
****
Yeni tasarım nostaljik faytonlarda eski günlerin tadı yok yazık ki.
Fotoğraf İstasyon meydanından yaklaşık 100 yıllık.
Faytonlar gelecek trenin sesini dinliyor.
Trenden inenler faytonlara binecek ve evlerine gidecekler..
Arka planda eski istasyon binası var.