Düşünüyorum da bu yazılarım tam on iki senedir kesintisiz olarak Sakarya gazetesinin “Felsefece” adlı köşesinde yayınlanıyor. Yani bu köşeyle birlikte yaşlanmışız. Ya hastalandığımızda ya da ufak çapta gezilere çıktığımızda birbirimizden kısa süreyle ayrılmışız. Bu yazılar ayrıca hatırı sayılır bir “mail gurubuna” ulaşıyor ve kişisel blogum “reyhanputun.wordpress.com” adresinde de yayınlanıyor. Sevenlerimiz daha büyük kitlelere ulaşmamız gerektiğini söyleseler de bunun için hiçbir gayret göstermediğimi söylemeliyim. Amacım hayatı daha da güzelleştirebilmek için içimi dökmek, sizlerle sohbet edebilmek. Duygusal yazıların siyasi yazılardan daha fazla beğenildiğini ve daha çok okunduğunu gözlemliyorum. Burada bir çelişki seziyorum çünkü bizim hayatımızı şekillendiren aslında siyaset değil mi? Son günlerde gündemin haklarını alamayan direnişteki madenciler olduğunu görüyoruz. Onlardan alınacak ve öğrenecek dersler var. Bakın Bağımsız Maden-İş Görevlisi Başaran Aksu yaşananları şu sözlerle özetliyor: “Köleliği anayasaya hüküm olarak koyun. Ellimize kelepçe, ayaklarımıza zincir takın, bakanlarda köle başı olsun. Bizi sürsünler madenlere, tarlalara, sokakları süpürmeye. Polislere kırbaç verin onlarda bizi kırbaçlasınlar. Tablo budur!..”
Her tartışmada hangi parti veya lider bizleri bu düştüğümüz karanlık çukurdan çekip çıkarabilir sorusundan çok, hangi toplumsal güç, hangi siyasal hat, halkın bizzat içinde olduğu hangi örgütlenme biçimi bu sorunları çözebilir sorusuna yanıt aramaya çalışmak gerek. Göstergeler bu toplumun radikal bir değişimi içinde potansiyel olarak sakladığını anlatıyor. Büyük bir kitle seçim sandığının önüne konacağı günü sabırsızlıkla bekliyor. Şimdilerde yapılması gereken, o gün gelene dek mücadeleyi hayatın her alanında aktif ve örgütlü bir hale dönüştürmek. Çünkü özü itibariyle siyaset, daha iyi ve onurlu bir yaşam için verilen mücadelelerden başka bir şey değildir…
NOT: Hem özel işlerimi halletmek hem de kendimi bir süreliğine nadasa bırakmak için bana on beş gün kadar izin, dönüşte yine paylaşabilmek umuduyla hoşça kalın…