AK Parti, CHP, İYİ parti ve diğerleri...
Partilerin isimleri farklı olsa da partiler  içinde yer alan partililerin  özellikleri neredeyse birbirinin aynısı...

Partilerin içinde, her daim her şeyin doğrusunu bilen, kendilerini gereğinden fazla  önemseyen insanlar var örneğin…
Parti için hiç yumurta küfesi taşımamış ama kendisini parti için bulunmaz nimet olarak görenler de var.
***
Kendilerinin parlak ve son derece isabetli fikir, görüş ve tespitlerinin dikkate alınmayışına kudurarak yıllarını geçirenler var mesela...
Ölünceye kadar kendilerinden vazgeçilmemesini isteyen umutsuz vakalar da var.
***
Makam, mevki, rant sahibi olmuş, daha sonra bu imkanları kalmamış ama kenara konulmayı, trenden aşağı indirilmeyi bir türlü hazmedemeyen insanlar var örneğin.
Her daim “Biz demedik mi, bizi dinlemezsen işte böyle olur” demekten başka hiçbir icraatı olmayan insanlar da var.
***
Partinin davasının önüne kendi davalarını koyan, derdi siyaset yapmak olmayıp, bu yolla kendi yollarını bulanlar var bol miktarda.
Ayda bir şehre  gelip, bütün ay boyunca şehirdeymiş gibi davranıp, tiyatro oynayanlar da var.
***
“Biz varken her şey iyiydi. Biz işin başından gidince gelenler mahvetti. Bizden sonra olan oldu” diyenler var mesela...
Gerek gördüğü zamanlarda partili olanlar da var.
***
Hatta...
Güç ve iktidar için giremeyecekleri kılık, satamayacakları dava, yapamayacakları ortaklık, çıkartmayacakları gömlek, önünde eğilmeyecekleri güç, yolda bırakmayacakları dost, düzenlerinin yıkılmaması adına feda edemeyecekleri hiçbir değer olmayan bir ton insan var!
Kısacası…
Partilerin içinde ne tipte insan ararsan var da var.
İşin ilginç tarafı; oy verenlerin çoğu partilerin içinde bulunan bu insan çeşitliliğinin  farkında bile değil…

******

KÖR TOPAL DA OLSA VARDI...

Şu an Birleşmiş Milletler bünyesinde 57 İslam ülkesi var.
***
Bu 67 ülkenin 57 gramlık faydası yok.
***
Sadece Almanya bu 57 İslam ülkesinin toplamından daha fazla üretim ve ihracat yapıyor.
***
Bizim demokrasimiz  hiçbir zaman dört dörtlük olmadı.
***
Her şeye rağmen bu 57 ülke arasında Türkiye parlayan bir değerdi.
***
Buna da  kör topal olsa bile var olan o demokrasisi sayesindeydi.
***
Yukarıda yazdığımız tespitler bundan bir süre önce Eskişehir'e bir konferans için gelen eski ABD'nin Büyükelçisi Namık Tan'a ait.
***
Bizzat izlediğim konferansta almış olduğum  notlarımı karıştırırken rastladım bu sözlere.
Toplum olarak demokrasiyi pek de önemsemiyoruz ama ülke olarak bugün yaşadığımız sorun ve sıkıntıların temelinde gerçek anlamda bir demokrasiyi hayata bir türlü geçiremiyor olmamız yatıyor.
Hal böyle olunca da diğer 56 ülkeden bir farkımız kalmıyor.
O yüzden...
Yukarıda aktardığım sözleri anlamlı buldum ve sizlerle de paylaşmak istedim.

*****

TÖRENİN ARDINDAN TESTLERİ POZİTİF ÇIKMIŞ...

Geçtiğimiz Pazartesi günü yeni Eğitim-Öğretim yılının başlaması nedeniyle Sultandere Köy Yaşam Merkezinde bir tören yapıldı.
Törene katılım bir hayli fazlaydı.
Milletvekilleri Nabi Avcı ve Arslan Kabukçuoğlu iştirak etmişti törene.
Vali, Vali yardımcıları, Kaymakamlar, Komutanlar, kurum müdürleri, Öğretmenler, Öğrencilerden oluşan kalabalık bir katılım vardı.
Törene katılanlar yaklaşık 2 saat boyunca iç içeydi...
***

Düzenlenen törenin ev sahibi olan ve törene katılanları tek tek karşılayan Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre her davetliyle bizzat ilgilendi.
Tören boyunca yine davetlilerle yan yana fotoğraf çektirdi.
***

Önceki gün bir haber aldık.
Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre'nin rahatsızlık belirtileri üzerine yaptırmış olduğu covid testi pozitif çıkmış.
Sadece o da değil...
Milli Eğitim Müdür yardımcılarının bir çoğu ile törene katılan bazı öğretmenlerin test sonuçları da aynı şekilde pozitif olarak belirlenmiş.
***

Müdür Töre ve yardımcılarının virüsü nereden ve nasıl aldıklarını bilemiyoruz.
Ancak aklımıza ister istemez yukarıda sözünü ettiğimiz tören geldi.
Eğer virüs bu törende bulunan birilerinden  bulaştıysa, törene katılan ve yukarıda saydığımız şehrin seçilmiş ve atanmışları biran önce  test yaptırmalı.
Zira...
Her biri temaslı ve tehlikede olabilir...
 

tören