Öyle sevdalar vardır ki bir ömür boyu devam eder. Öykülere konu olur. Leyla ile Mecnun bunların en meşhurlarıdır. Ama bu âlemde bir sevda var ki hiç bitmez! Koltuk sevdası! Bu koltukların öyle bir sihri öyle bir gücü vardır ki anlatılamaz. Bir kere oturan da bir daha kalkmak istemez. O koltuğa sevdalanır! Aralarında öyle bir bağ oluşur ki kimse onları bir birinden ayıramaz. Koltuk Sevdası sözü nereden çıktı sanıyorsunuz? Sivil Toplum Örgütlerine şöyle bir bakın, bu koltuğa oturup da bir daha bu koltuğu bırakanı var mı? Bırakamaz cancağızım, çünkü gücünü o koltuktan aldığı için bırakamaz.

Hele bir de bu koltukların siyasi olanları vardır ki anlatmaya ne söz ne de güç yeter! Bu koltuklar öyle koltuklardır ki insan gibidirler, birbirlerini kıskanırlar! Hepsinin gözü ve amacı en doruktaki makamın koltuğu olmaktır. Onun için de bu koltuklar arasında Koltuk Savaşları bile çıkar! Bu savaşlar en çok olduğu yer ise siyasi makamlardır. Hele birde bu siyasi koltuk İktidar Koltuğu ise! Uğruna ne kelleler alır ne kelleler verir bu koltuklar. Leyla ile mecnun’un sevdası bu koltukların sevdalıları yanında sönük kalır be cancağızlarım. Siyasi koltukların bir özelliği de yağı sevmesidir. Nerede bir makam koltuğu varsa o Fda yağcıları vardır. “Kusura bakmayın ama ben anlayamadım.” Bak anlatayım cancağızım: Şimdi her makamın bir koltuğu vardır, değil mi? “Evet” Bu koltukların çok oynak olduğunu da biliyorsundur herhalde. “Ha! Sağa, sola dönmelerini söylüyorsunuz oynak derken” Yavaş, yavaş anlamaya başladın. Bu koltuklar çok döndüğü için aşınmasın diye yağlanması gerekir. İşte bu makamla işleri olanlar bu koltukları yağlarlar. Yağlarken de yağı sağa, sola bulaştırmamaya özen gösterirler. “ Bulaştırırlarsa ne olur” O makam koltuğu ile olan işine son verilir! Yağcılık öyle kolay bir meslek olsa herkes yapar. O’nun da kendine göre incelikleri vardır. Önce ne kalınlıkta yağ kullanacağını bileceksin. Yağı ince tutarsan koltuk yağı kabul etmez! Yağ tutmazsa senin de işin olmaz be cancağızım. Onun için yağcı ne zaman ve ne kalınlıkta yağ kullanacağını çok iyi bilir.

Bu koltuklara ne cüce insanlar oturdu, oturduğunda kendini dev gibi gören! Zamanı dolmadan kaldırıldığında da üstü başı yağ içinde kalanları da oldu! Oldu da ne oldu? Hemen suçu koltuğa attılar. Koltuğun sevdası ile koltuğun altında ezilen çok koltuk sevdalıları geldi geçti be cancağızlarım.