Şimdilik geniş kesimler tarafından yeterince hissedilmiyor olabilir; ancak Türkiye’nin en ciddi sorunlarından biri yaşlı bakımı meselesi.

***

Zira…

***

Nüfusun her geçen yıl daha da yaşlanması, bu alanı sadece sosyal bir mesele olmaktan çıkarıp aynı zamanda ekonomik ve yapısal bir problem haline getiriyor.

***

Böylesine büyük bir ihtiyaç doğduğunda, bunun etrafında bir sektör oluşması kaçınılmaz. Nitekim bugün yaşlı bakım hizmetleri hızla büyüyen bir alan haline gelmiş durumda. Ancak bu büyümenin niteliği tartışmaya açık. Pek çok özel şirket, yaşlı bakım hizmeti vermek üzere çoğu zaman bu alanda eğitim almamış, hatta bazen temel bakım bilgisine dahi sahip olmayan kişileri istihdam ediyor. Üstelik bu hizmetler, aileler için ciddi maliyetler anlamına geliyor. Yani ortada hem ekonomik hem de insani açıdan sorgulanması gereken bir tablo var.

***

Oysa aynı şehirde, bu ihtiyaca doğrudan cevap verebilecek bir eğitim altyapısı zaten mevcut. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi bünyesinde yer alan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Çifteler’deki programlarda her yıl yüzlerce öğrenci “Yaşlı Bakım” alanında eğitim alıyor. Bu öğrenciler yalnızca teorik bilgiyle değil; yaşlı bireylerin fiziksel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını kapsayan kapsamlı bir donanımla yetiştiriliyor.

***

Eğitim içerikleri incelendiğinde, bu programların ne kadar ciddi ve gerekli olduğu açıkça görülüyor. Öğrenciler; yaşlı bireylerin temel özelliklerinden başlayarak günlük yaşam aktivitelerinin desteklenmesine, doğru beslenme düzeninin oluşturulmasından kilo takibine, yaşam alanlarının güvenlik açısından değerlendirilmesinden tıbbi süreçlerin takibine kadar pek çok konuda uzmanlaşıyor. Mezun olduklarında ise “Yaşlı Bakım Teknikeri” unvanını alarak mesleki yetkinlik kazanıyorlar.

***

Ancak burada dikkat çekici bir çelişki ortaya çıkıyor: Bir yanda bu alanda eğitimli, donanımlı gençler; diğer yanda ise çoğunlukla eğitimsiz kişiler üzerinden yürüyen bir sektör. Bu iki yapı neden bir araya getirilmiyor?

***

Üstelik üniversitenin kendi bünyesinde bu soruna çözüm üretebilecek bir mekanizma da mevcut. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi İşletmesi halihazırda faaliyet gösteren bir yapı. Bu işletme aracılığıyla, yaşlı bakım hizmetlerine yönelik profesyonel bir organizasyon kurulamaz mı?

***

Böyle bir model, çok yönlü fayda sağlayabilir. Öncelikle öğrenciler, eğitim aldıkları alanda part-time çalışma imkanı bulur; teorik bilgilerini sahada pekiştirir. Mezunlar ise doğrudan kendi alanlarında istihdam edilerek mesleklerini icra etme fırsatı yakalar. En önemlisi de yaşlı bireyler, eğitimli ve bilinçli kişiler tarafından bakım hizmeti alır.

***

Bu aynı zamanda aileler için de bir güven meselesidir. Sevdiklerini emanet ettikleri kişilerin eğitimli olması, denetimli bir yapı içinde çalışması ve kurumsal bir çatı altında hizmet vermesi, hem hizmet kalitesini artırır hem de yaşanan olumsuzlukların ortadan kalkmasını sağlar.

***

Bugün artık yaşlı bakımı, bireysel çözümlerle sürdürülebilecek bir alan olmaktan çıkmıştır. Kurumsal, eğitimli ve denetimli bir yapıya ihtiyaç vardır. Üniversiteler ise sadece eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm üreten merkezler olmak zorundadır.

***

İşte bu yüzden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ne bu konuda sorumluluk alma mecburiyeti doğmuştur.

***

Umarız üniversite bu sorumluluğunu yerine getirir.

Bakım

UMARIZ BAŞKA İLLERİN YAPTIĞI HABERLERİNİ DUYMAYIZ...

Daha önce de yazdık, her yıl Yunus Emre Haftası geldiğinde yazmaya devam edeceğiz.

***

Malumunuz olduğu üzere son yıllarda panoramik müzeler revaçta.
Panoramik müzeler oldukça da ilgi görüyor.

***

Eskişehir’de, Anadolu Üniversitesi’nin Yunus Emre’nin ismini taşıyan bir kampüsü var.
Heykelleri, caddesi, toplantı salonu, köyü, bire bir ölçekli kabri, hatta her yıl defalarca sergilenen oratoryosu var…

Fakat…

***

Şehrin başından beri sahiplendiği Yunus Emre’nin Eskişehir’de bir panoramik müzesi yok…

Madem böyle bir eksiklik var, madem bu şehir kültür-sanat ve müzeler şehri…
Neden bu şehrin bir Yunus Emre Panoramik Müzesi yok?

***

Yunus Emre ile ilgili bir panoramik müze yapılacaksa, bunun öncelikle bu şehre yakışacağını defalarca söylüyoruz.

Bugüne kadar bir teşebbüs olmadı.
Umarız bundan sonra olur.

***

Umarız ileride başka şehirlerin Yunus Emre Panoramik Müzesi yaptığı haberlerini duymadan, bu şehir de bunu yapmaya teşebbüs eder.

Yunus-5

AVUKATLAR BU GİDİŞLE KENDİ DAVALARI İLE UĞRAŞACAK...

Vergi dairesi avukatları mercek altına almış.

***

Sırayla aranarak vergi dairesine davet ediliyorlarmış önce…

***

Ardından iki-üç vergi memurunun bulunduğu odaya alınıyorlarmış.

***

Söze, “Şu kadar vergi beyanında bulunmuşsunuz” diye başlayan vergi memurları, daha sonra “Biz bu rakamı çok az bulduk. Yapay zekâ sistemi uygulamasına sorduk ve bize şu kadar vergi ödemeniz gerektiğini söyledi. O yüzden verdiğiniz beyanı güncellemeniz gerekiyor” diyormuş.

***

Çağrılan avukatların çoğunun vergi güncellemesi isteğini kabul etmeyip odadan, “O zaman mahkemeye verin” diyerek ayrıldığı bilgisini aldık.

***

Görünen o ki avukatlar, önümüzdeki süreçte bol bol vergi beyanlarından kaynaklı kendi davaları ile uğraşacağa benziyor…