Lise yıllarında edebiyat öğretmenimiz sınıfa ‘Toplumda dayak ve şiddetin yeri’ konulu bir tartışma vermişti…
…………..
Dörder kişilik iki grup oluşturmuştuk. Bir grup dayağa karşı, diğer grup ise dayağı savunuyordu…
…………..
Biz ikinci gruptaydık.  Yani dayağı savunanlar arasındaydık…
………..
Karşı gruptan biri ‘Dayak insanlar için değil, hayvanlar için’ dedi. Biz de söz alıp sınıfa ‘Arkadaşlar içinizde anne ve babanızdan ya da öğretmeninizden hiç dayak yemeyen var mı? Varsa el kaldırsın’ dedik…
…………
Sınıfta bir kişi bile elini kaldırmamıştı…
………..
Aslında savunduğumuz konu yanlıştı. Ama Türkiye’de de böyle bir gerçek vardı…
…………
Evet, eskiden anne, babalar ve okulda hocalar kızdıklarında bir iki şamar atarlardı. Bize göre pek şiddet sayılmazdı…
…….
Ama çocuklarına aşırı şiddet uygulayanlar da vardı…
…………..
İşte şiddete maruz kalan, sevgiden yoksun yaşayan bu çocuklar büyüdüğünde şiddet uyguluyor…
…………
Hatta savunmasız bir kadının bile canını alabiliyor…
………..
Konunun özeti Aziz Nesin’in şu sözünde yatıyor:  ‘Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya iyi çocuklar bırakırsanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında…’

............
EŞEĞİN GÖLGESİ
Atina’da önemli bir soruna çözüm aranırken kürsüye fikrini söylemek için 
filozof Demostenes çıkar…
…………..
Önemli sözler söyler. Ama insanlar kendi aralarında konuştuğu için pek dinlemezler. Bunu gören Demastenes ‘Size bir hikaye anlatacağım’ diye bağırır. Sessizlik olunca da anlatmaya başlar. Bir yolcu Atina’dan Megara’ya gitmek için eşek kiralamış…
…………
Adam eşeğin sırtında, eşeğin sahibi ise yayan olarak yola çıkmışlar. Öğle sıcağı bastırınca mola vermişler. Gölgelik bir yer olmadığı için eşeğin sahibi, eşeğin gölgesine sığınmış…
…………
Kiralayan ise ‘Gölge de ben oturmalıyım’ demiş. Aralarında tartışma çıkmış. Kavga başlamış…
………
Hikayeyi dinleyen herkes dikkat kesilmiş ve sonunu merak ederken, Demostenes kürsüden inmiş…
……….
Dinleyenler ‘Hey ne oldu? Hikayenin sonunu anlatsana’ dediklerinde Demostenes ‘ Ben sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama siz eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Artık ne fikrimi söyleyeceğim ne de öykünün sonunu” demiş, yürüyüp gitmiş…
…………..
Sosyal medya da bazen mutlu anılarımıza ait fotoğraflar paylaşıyoruz. Beğeni sayısı 500-600’ü buluyor…
……….
Köşe yazılarımızı da paylaşıyoruz. Çoğu 100 beğeni almıyor…
………….
Çünkü insanlar ciddi konuları pek sevmiyor…
………..
Bazıları ise korkuyor…

……………..
PAZAR NOSTALJİSİ
1900'lu yıllar. Eskişehir Yediler Parkı ve Alaattin Camii
(Fotoğraf: Ahmet Atuk)


……………….
SOSYAL MEDYA


……………..
GÜNÜN SÖZÜ