Stalin ve çalışma arkadaşları birlikte toplanmış, sohbet ederlerken birden yüzünde alaycı bir gülümseme belirir…

…………

“Sizler yıllardır devlet için çalışmış, ihtilale emeği geçmiş kişilersiniz. Söyleyin bakalım, halkın yönetime kayıtsız şartsız baş eğmesi için yöneticiler nasıl davranmalıdır?” diye sorar…

……………….

Salonda bulunanlar çeşitli fikirler ortaya atarlar…

……….

İçlerinde haktan, adaletten, demokrasiden, sürgünden, idamdan, hapisten söz edenler olur…

……….

Stalin söylenenleri beğenmez. “Yönetimi eline geçiren en güçlü ve en yücedir. Halkın karşınızda baş eğmesi için ne gerektiğini size bir örnekle göstereyim.” der. Hemen çalışanlardan birine, “Bana hemen bir tavuk getirin.” der…

……………..

Tavuğu çabucak bulup getirirler. Stalin, salonda oturanların şaşkın bakışları arasında canlı tavuğun tüylerini yolmaya başlar…

………..

Tüylerini yolup cascavlak bıraktıktan sonra salonun ortasına salar…

…………

Çalışma arkadaşlarına dönerek, “Şimdi izleyin bakalım, bu şaşkın tavuk nereye gidecek.” der…

……………….

Zavallı tavuk, çektiği azaptan kurtulmak için aralık kapıdan dışarı çıkmak ister ama soğuktan titrer…

…..

Masaların altına girer, masa ayakları canını acıtır…

………….

Duvar diplerine gider ama her yanı yara bere içinde kalır…

……

Şömineye yaklaşır ama tüysüz derisi sıcağa dayanamaz…

……

Çaresizlikten, tüylerini yolan Stalin’in bacakları arasına sığınır…

…………

Stalin cebinden bir avuç yem çıkarır ve yolunmuş tavuğun önüne tane tane atar…

…..

Yemlenen tavuk, Stalin nereye giderse peşinden ayrılmaz…

…………….

Ağızlarını açmış, şaşkınlıkla kendisini izleyen arkadaşlarına gülerek bakan Stalin şöyle der: “Gördünüz mü, halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir…

………….

Tüylerini yolacak ve serbest bırakacaksınız. O zaman yönetmek kolaylaşır…”

NOT: Bu hikâyenin Türkiye ile ilgisi yoktur!
S T A L İ N

Günün Sözü-597

46837472 2666925659985047 8717153881244565504 N-1

Eskişehir Yediler’den merkeze doğru iniş… Sağa dönen yol günümüz Hamamyolu Caddesi. Soldan devam eden cadde ise günümüzdeki İki Eylül Caddesi…

Sosyal Medya-134

TEMEL’İN KÖŞESİ
KULE
Şakacı bir pilot iniş yaparken, her seferinde kuleye:
- Bilin bakalım ben kimim? Der. Kuledekiler çok sinir olur. Bir gece pilot yine:
- Bilin bakalım ben kimim? Der. Kule de görevli Temel, ışıkları söndürür. Sonra ‘Uy sen bil bakalum, pist nerede?’ der…