‘1999 yılından bugüne geçen 20 yıla yakın zaman içinde Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen sayesinde hem Türkiye’ye hem de dünyaya örnek olacak bir ‘şehirleşme’ hareketinin yaşandığı şehirdir…
………..
Türkiye’nin gözbebeği nazar boncuğudur. Dünyalar güzeli İstanbul ile Türkiye’nin başkenti Ankara’nın tam ortasında kalan Eskişehir ‘şehir yetiştirir’ ‘şehir öğretir’ sloganlarını kendisine şair edinmiş modern bir şehirdir…
……………
İçinden geçen Porsuk Çayı, güzel bir kadının gerdanında salınan inci bir kolye gibidir. Yolların, sokakların, binaların değil, insanların şehridir. Kış gecelerinde iliklerinizi yakan ayazda bile sıcakkanlı insanlar size gülümseyerek bakarlar…
………..
Ve o insanlar, soğuk kış gecelerinde kafelerdeki ısıtıcıların altında müşteriden önce sokak hayvanlarına yer verirler. Balkanlar’dan, Kırım’dan, Kafkasya’dan göçüp gelenlerin yerleşik halkla kaynaşıp yarattıkları hoşgörü ve uzlaşma iklimi içinde, dünyanın en güvenli kentlerinden biridir aynı zamanda…’
………..
Yukarıdaki sözler Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Martin Erdmann’ ait…
…….
Eskişehir Almanya’nın Frankfurt ile 7 yıldır kardeş şehir. Ve Alman Büyükelçi’nin gözünde Eskişehir böyle bir şehir…
………..
Bir Eskişehirli olarak bunları duymak, göğsümüzü kabartıyor…

………………
ÜLKENİN EKSENİ
Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak isteyen işçiler gözaltına alınmış…
……….
14 işçi ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmış…
……….
Ne zaman?
……………
Sokağa çıkma yasağı başladıktan sonra…
…………
Ve 14 işçiye de ikişer kez ceza yazılmış…
…………
Devletin memuru, devletin işçisini düşman gibi görüyor…
……
Katakülle yaparak, ceza veriyor…
…………..
Bu ülke de çok şey ekseninden çıkmaya başladı…
…………………
PAZAR NOSTALJİSİ
Yıl 1965, Eskişehir Köprübaşı…
.jpg)
…………..
KARİKATÜR
.jpg)
………….
GÜNÜNÜ SÖZÜ

……………