“Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o şehre bir şey gelmez.” demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan yerel seçimler öncesinde...
***
“İktidar partisinin belediye başkanını seçmezseniz, hizmet falan göremezsiniz” demeye getirmişti lafı kısaca...
***
Bu sözler:
Eskişehir'de yıllardır Güney ve Kuzey çevre yollarının, yıllardır ilçe ölüm yollarının, yıllardır demir yolu ile liman bağlantısının neden yapılmadığını yeterince açıklıyordu aslında!
Hatta...
Dayanıksız olduğu anlaşılan Tıp Fakültesi Hastane binası için neden ödenek verilmediğini, URAYSİM projesinin neden yapılamadığını, şehre alternatif kullanma suyunun neden bir türlü sağlanamadığını da ortaya koyuyordu.
***
Bu sözler aslında:
“Bizdenseniz hizmet görürsünüz, bizden değilseniz umurumuzda değilsiniz” anlayışının tatbik edileceğini gösteriyor, başları sıkıştığında “Aynı gemideyiz” diyenlerin baş ağrısı geçtiğinde “Sizi bizim gemimize almayız” samimiyetsizliğini açıklıyordu!
***
Bu sözler ayrıca:
“Biz bu ülkede yaşayan 82 milyon vatandaşın iktidarıyız” sözlerinin ne kadar gerçekten uzak bir söylem olduğunu da ispatlıyordu...
O yüzden...
İkide bir “Bu ne oldu? Şu niye yapılmıyor?” diye soruyoruz ya kendi kendimize...
Boşuna soruyoruz...
Böyle olacağı çoktan belliydi...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ADI “PARK” AMA İÇİNDE PARK'A DAİR HİÇBİR ŞEY YOK!
Odunpazarı, Orhangazi Mh. Ömür Mevkii'de oturuyorum. Ekte fotoğrafta görülen "yeşil alan" Odunpazarı Belediyesi tarafından "park" olarak kabul ediliyor (Kütahya Yolu, Şeyh Edebali Cami bitişiği). Buranın ismi Şehit Polis Levent Önbaş Parkı.
Gözlem ve eleştirilerim ise şunlardır:
1) Park denilince aklıma insanların içinde vakit geçireceği bir mekan geliyor: oturma alanı, banklar, gölgelikler, süs havuzu, yürüyüş alanı, çocuklar için salıncak, basket potası vb. Oysa burada hiçbir şey yok. Ne yürüyüş yolu, ne oturma alanı, ne de aydınlatma. Burası iki dar yolun arasında kalan bir yeşil bölge sadece. Üstelik belediyenin yılda bir defa budama yapmaktan başka bir hizmeti yok.
2) Şehit Polisimizin ismini buraya vermek de (bence) talihsizliktir. Eski tabela bile bu konuda ipucu veriyor. Bu yeşil alanda sadece hayvan dostlarımız istirahat ediyorlar.
3)Ne olmalı? Belediye her bulduğu yeşilliğe "park" adı vermemelidir. Burası park değil, başka örnekler de var. İçine yatırım yapılan, halkın vakit geçirdiği yeşil alanlar parktır. Diğerleri sadece yeşil alan. Belediye eğer şehidimize "ahde vefa" yapmak isterse; Şehidimizin adını gerçekten "park" olan, insanların dinlendiği, güzelce vakit geçirdiği, birbirlerine "adres" olarak verdiği güzel bir yere koymalıdır. Ayrıca güzel bir tabela ve belki küçük bir plaketle şehidimizi tanıtan bir açıklama yazmalıdır. Böylece halk öğrenir. Hatta her yıl şehidimizin şehit olduğu gün; ailesini davet ederek küçük bir anma töreni bile yapılabilir.
***
Son derece doğru ve mantıklı bulduğumuz tespit, öneri ve uyarılar Barış Baraz isimli dostumuza ait.
Kendisinin de gayet güzel ifade ettiği gibi, iki yolun ortasına dökülen iki kamyon toprağın üzerine serpilen iki çuval tohumla çimlendirilip, üzerine 5 fidan dikilince park yapılmış falan olmuyor.
Parkcık olarak bile adlandırılamayacak bu alanın, şehit polisimizin adı ile anılması hiç olmuyor, hiç yakışmıyor.
Umarız Odunpazarı Belediyesi bu önemli tespit ve önerileri dikkate alır ve gerekli müdahaleyi yerine getirir...


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ESKİŞEHİR'DE BÖYLE BİR ŞEY OLSA NE GÜZEL OLUR...
Zenginlerden alıp fakirlere dağıtmasıyla bilinen halk kahramanı Robin Hood var ya…
İşte bu kahramanın ruhu İspanya’da Madrit’te yaşamaya başlamış.
Olay şu;
Robin Hood isimli bir restoran açılmış Madrit’te…
Kahvaltı ve Akşam yemeği yenen bir restaurant.
Özelliği, zengin müşterilerin biraz fazla ücret ödemesi sonucu fakirlere ücretsiz yemek verilen bir Restaurant olması…
***
Varlıklı insanlar büyük ilgi göstermeye başlamış restaurant’a.
Onlar ilgi gösterip para bıraktıkça ücretsiz yemek yiyen fakir sayısı da çoğalmış…
Ortaya, restaurant’ın ismine uygun bur durum çıkmış…
Kısacası…
Zenginden çalıp fakire dağıtma yerine, zenginin gönül rızasıyla verdiği ve fakirin de istifade ettiği bir ortam oluşmuş.
***
Aslında Büyükşehir Belediyesi'nin Kent Lokantaları İspanya'daki sözünü ettiğimiz lokantanın benzeri özelliklerini taşıyan mekanlar.
Her gün, çoğu emekli olan yüzlerce insan bu lokantalarda cüzi bir ücret karşılığında dört kap yemek yiyerek karnını doyuruyor.
***
Gönül istiyor ki Eskişehir'de hali vakti yerinde olan insanlar da bu lokantalara arada sırada uğrasın.
Bu insanlarla birlikte yemek yiyerek, hem o insanlarla birlikte aynı ortamı paylaşmanın psikolojisini yaşasın, hem de kendi yediği yemekle birlikte birkaç kişinin o yemeğe ücretsiz ulaşması için gerekli maddi imkanı sağlasın...
Ne güzel olur değil mi?
Bu söylediğimiz, maddi durumu yerinde olanların bir öğlen yemeği için Kent Lokantasına şöyle bir uğramasına bakar...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,