Neredeyse hemen her caddede, her sokakta onlarca çukur var...
Neredeyse hemen her caddede, her sokakta inşaatların hat çektiği ama üzeri kapatılmayan çukurlar var...

***

Neredeyse her yaya yolu üzerinde yerinden oynamış, yağmurda üzerine bastığınızda sizi aşağıdan yukarı ıslatan onlarca karo taşı var.
Neredeyse her yaya yolu üzerinde bazıları yüksekte kalan, bazıları alçak döşenmiş, ayağınız takıldığında kendinizi yerde bulduğunuz onlarca kaldırım taşı var.

***

Neredeyse her caddede, her sokakta zeminin altında ve üzerinde kalmış elektrik, doğalgaz ve kanalizasyon logar kapakları var.
Neredeyse her cadde ve her sokakta, zeminin üzerinde kaldığı için yağmur sularının biriktiği ya da temizlenmediği için tıkalı logarlar var.

***

Neredeyse hemen her cadde ve sokağın yaya yollarında kırılmış bordür taşları var.
Neredeyse hemen her cadde ve sokağın yaya yollarında resmen göçükler var.

***

Hemen her caddede ve her sokak üzerinde resmen yamanmış yerlerin yamaya ihtiyacı var.
Her cadde ve her sokak üzerinde kazılan, üzeri malzeme ile kapatılan ancak her yağışta o malzemelerin etrafa yayıldığı onlarca yer var...

***

Belediyeler farkında mı bilemiyorum ama Eskişehir, kaldırımlarında güvenle yürüyemediğin ve yolda araçla herhangi bir çukur ya da tümseğe düşüp çıkmadan gidemediğin bir şehre dönüşüyor...
Galiba farkında değiller!
Hâlbuki her kaldırım taşına ayağı takılan ve her aracın lastiği çukura gömülen, kendilerine bildiğiniz rahmet okuyor!
Hiç mi kulakları çınlamıyor, merak ediyoruz!

***

Merak ediyoruz çünkü; 8-10 eleman görevlendirip bütün cadde, sokak ve yaya yollarını kontrol etmek bu kadar mı zor?
Her belediyenin kontrol ettiği cadde, sokak ve yaya yollarını üç-beş onarım ekibiyle düzeltmesi bu kadar mı imkânsız?

***

Açılmış çukurun üzerini yamamak, zeminin altında ve üzerinde kalmış logarları asfaltla eşit hâle getirmek, yaya yollarının eksilen bordürlerini tamamlayıp yerinden oynayan taşları sabitlemek ve göçen yerleri düzeltmek en rutin hizmet aslında.
Belediyeler bu rutin hizmeti yapmaktan da mı aciz?

1-800

2-665

BELGESİZ YAPILABİLECEK TEK MESLEK MİLLETVEKİLLİĞİ OLACAK GALİBA...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 40 ayrı meslek dalına Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirmiş.
Yayımlanan yeni düzenlemeye göre, listede yer alan mesleklerde çalışanların Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olmaları şart koşulmuş.
Tebliğin yayım tarihinden itibaren 12 ay sonra, belgesi bulunmayan ve muafiyet şartlarını taşımayan kişiler bu iş kollarında çalışamayacakmış.
Kurallara uymayan işverenlere ise 5544 sayılı Kanun kapsamında cezai yaptırım uygulanacakmış.

***

Söz konusu 40 meslek arasında matkap tezgâh işçisinden elektrik bakımcısına, hibrit araç bakım onarıcısından dökümcüye kadar her türlü meslek mevcut.
Düzenleme elbette doğru ve yerinde.
Özellikle söz konusu mesleklerin “tehlikeli” meslekler olduğu göz önüne alındığında, bu mesleklerde çalışanların eğitimli ve belgeli olması önemli.

Görünen o ki, söz konusu 40 meslek dalının da eklenmesiyle birlikte, ülkede belgesiz yapılamayacak milletvekilliği dışında bir meslek kalmıyor!
Zira...

***

Milletvekili olmak için Türk vatandaşı olmak, sabıka kaydı olmamak, en az ilkokul mezunu olmak yetiyor!

Birilerinin sizi listeye koyması, milletvekili olmanız için yetiyor.
Üstelik...

***

Bu görevi yapmanız için herhangi bir belge falan da istenmiyor.
Dahası...

Yukarıda saydığımız belge zorunluluğu olan meslekleri yapanlara oranla 10 kat daha fazla maaş alıyor, sınırsız imkânlara da sahip oluyorsunuz...

***

Hepsinden önemlisi, milletvekilliği görevini 2 yıl yapmanız, size ömrünüzün sonuna kadar en az 6-7 asgari ücret tutarında bir emekli maaşı almanızı sağlıyor...

Şimdi diyeceksiniz ki; “Milletvekilliği meslek mi?”
Vallahi bana göre en beleş, en kıyak mesleğin ta kendisi!
İki yıl görev yap, emekli ol, her ay 177 bin lira emekli maaşı al!

***

Sizin aklınıza bundan daha iyi bir meslek geliyor mu?

Mecli̇s (3)

ANLAYAN VAR MI?

22 yıldır uçtuğu söylenen ülkenin niye tasarruf tedbirleri uyguladığını...

“Riski az, güveni yüksek hâle getireceğiz” denilen ülkenin neden riskli ve güvenilmez hâlde olduğunu.

Kayıt dışı ile mücadele edileceği söylenen ülkede niçin kayıt altındaki zenginlerin vergilerinin silindiğini.

Yatırımcılara kolaylık sağlanacağı söylenen ülkede yatırımcılara bugüne kadar neden zorluk çıkarıldığını...

Uzaya çıkacağı söylenen ülkede insanların neden pazara çıkamaz hâle geldiğini...

Her seçim öncesi doğal gaz bulunan ülkede, her seçim sonrası doğal gaza sistematik zam yapılmasını...

Anlayan var mı gerçekten?