Belediye başkanlarının parti kongre ve seçimlerine müdahil olmamaları gerektiğini defalarca ifade etmişliğimiz vardır.

***

Hatta...
Belediye başkanlarının parti il ve ilçe kongrelerinde taraf olup adaylardan birine açık destek vermesinin de yanlış olduğunu sık sık dile getirmişliğimiz olmuştur.

***

Dahası...
Belediye başkanlarının parti üzerindeki vesayetinin son bulması, partinin de belediyelerin kapısından kurtulması gerektiğini her defasında yazıp çizdik...

***

Fakat...
CHP'de sıklıkla yaşanan bu hastalık ne yazık ki Yeni Parti'de de devam etti.
Partinin Odunpazarı temayülünde Büyükşehir Belediye Başkanı çıktı, adaylardan birine; Odunpazarı Belediye Başkanı çıktı, adaylardan diğerine açık destek verdiğini açıkladı.
Temayül bir anda adaylardan çok, adeta belediye başkanlarının yarıştığı bir seçime dönüşüverdi.

***

İki belediye başkanının etrafında bulunanlar seferber oldu, kapı kapı dolaşılıp üye yapıldı, belediye personeli müdahil oldu, ikna odaları falan oluşturuldu.
Ayşe Ünlüce ve çevresindekilere kızanlar Kazım Kurt'un destek verdiği adayın arkasında, Kazım Kurt ve çevresindekilere bilenenler Ayşe Ünlüce'nin desteklediği adayın etrafında tahakküm etti.
Adaylar resmen figüran oldu!

***

Bakın şimdi ne oldu?
Seçimleri kazanan aday çıktı, “Ayşe Ünlüce keşke bana destek açıklaması yapmasaydı. Bunu yapmasaydı da seçimi kazanırdım.” dedi...
Kim bilir? Belki de gerçekten kazanırdı ve bu seçimi kazanma başarısı daha da kıymetli olurdu.
Belki de kaybederdi ama bu kaybedişin bile bir anlamı olurdu.
En azından partide bugün olduğu gibi “Seçimi aday mı kazandı? Yoksa vermiş olduğu açık destek ile belediye başkanı mı kazandırdı?” tartışması yaşanmazdı.

***

Sonuç olarak...
Belediye başkanları yine partinin seçimine karıştı, yine partiyi karıştırdı!

1-1022

2-815

O DİLENCİYİ KINIYORUM!

Eskişehir’de dilenirken yakalanan ve üzerinden 19 bin lira çıkan dilenci vatandaşı buradan kınıyorum!

Üstelik en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum!

Zira işlediği kabahat, öyle kolayca affedilir cinsten değil!

***

Baksanıza; koskoca memlekette fon kurup milyar dolarları götürmek, telefonla insanları kandırıp birikimlerini ellerinden almak, sahte senetler düzenleyerek insanların malına mülküne çökmek gibi birbirinden yaratıcı yöntemler varken, o kalkmış, insanların gönül rızasıyla verdiği üç beş kuruşa “eyvallah” demiş!

Olmaz! Asla kabul edilemez bir durum bu!

***

İnsan biraz kendini geliştirmez mi? Biraz olsun ufkunu genişletmez mi?

Üzerinden çıkan 19 bin lirayla, milyar dolarlık fon vurgunları yapanların, türlü türlü dolandırıcılık yöntemleriyle insanların parasını gasp edenlerin haberlerinin önüne geçmeye hakkı var mı Allah aşkına?

***

Böyle bir ülkede, bunca kazançlı (!) yöntem dururken, insanın gidip de vatandaşın gönül rızasıyla verdiği paraya razı olması da neyin nesi?

Doğrusu, bu kadar dolandırıcılık imkânının bulunduğu bir ülkede, dilencinin yaptığı da affedilir bir şey değil!

Keşke biraz vizyon sahibi olsaydı!

19 bin lira nedir yahu!

***

İnsan, memleketin büyük vurgunlarına bakar da kendine bir hedef koyar!

Ama yok...

Kimi milyarları götürür, kimi insanların alın terini bir telefonla çalar, kimi sahte evrakla başkasının malına çöker...

Bizimki de çıkmış, dilenerek 19 bin lira toplamış!

Gerçekten kınıyorum!

Böyle fırsatlarla dolu bir ülkede bu kadar küçük düşünülür mü hiç!

Para-36

HAFTANIN İLK GÜNÜ 11 SAATLİK SU KESİNTİSİ OLURSA...

Sabah saat 09.00’da kesilen suların saat 20.00’de geldiğini öğrenmek, insanın bütün günlük planını altüst etmeye yetiyor.
Hele bu durum haftanın ilk gününe denk gelmişse…
Elbette kimse, büyük bir arıza ya da kapsamlı bir onarım söz konusu olduğunda belediyenin musluklardan su akıtmak için elinden geleni yapmadığını düşünmez.
Şebekede bir sorun vardır, borular yenilenecektir, bakım yapılacaktır.
Bazı arızalar vardır ki ne zaman ortaya çıkacağını, ne kadar süreceğini önceden kestirmek mümkün olmayabilir.
Ancak önceden planlanabilen uzun süreli kesintilerde vatandaşın zamanında bilgilendirilmesi, mağduriyetleri önemli ölçüde azaltır.
İnsanlar suyun ne zaman kesileceğini ve ne zaman geleceğini önceden bilirse tedbirini alabilir, günlük işlerini buna göre düzenleyebilir.
Belediyecilik yalnızca arızayı gidermek değil, arızanın vatandaşın hayatında yaratacağı mağduriyeti de azaltmak olmalıdır.
Evet...
Şeker Mahallesi ve çevresi haftanın ilk gününe susuz uyandı ve bu susuzluk tam 11 saat sürdü.
Yine haftanın ilk günü evlerde, iş yerlerinde ve okullarda büyük rezillik ve perişanlık yaşandı.