Yıl 2010...

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yunus Emre'yi anma etkinliklerine katılmak için Eskişehir'e geliyor.

***

Ziyareti sırasında, Eskişehir'de neden Yunus Emre ismini taşıyan bir ilçe olmadığını soruyor önce.

Ardından da...

Mevcut bir ilçenin isminin Yunus Emre yapılmasını önererek “Şehre Yunus Emre isimli bir ilçe yakışır” diyor.

***

Bu öneri üzerine, yine dönemin AK Partili aktörleri, mevcut ilçelerden birinin ismini değiştirmek yerine, merkezde yeni bir ilçe kurulmasının daha mantıklı olacağına, böylelikle bir belediyelerinin daha olacağına karar veriyor.

***

Hazır Cumhurbaşkanı da önermişken bir taşla iki kuş vurmak isteyen dönemin AK Partili karar vericileri, bu kararlarını bürokrasiye dikte ettiriyor.

Bunun üzerine valilik merkezde 3'ncü ilçenin kurulması için çalışmalarına başlıyor.

***

Önce...

Büyükşehir belediyesi ve üniversitelerin de aralarında olduğu kurumlardan görüşler alınarak bir taslak oluşturuluyor...

Ardından, mevcut Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe sınırlarından alınacak 38 mahalle ve 27 köy ile 211 bin nüfusa sahip yeni bir ilçe kurulması il genel meclisi gündemine geliyor.

***

İl Genel meclisinde AK Parti gurubu, ismi “Yunus Emre” olacak yeni ilçenin kurulmasını desteklerken, CHP gurubu, konu ile ilgili detaylı bir açıklama yapılmasını, DSP ve MHP gurubu ise, konunun son toplantıda görüşülmesini istiyor.

Ancak, yapılan oylamada ismi “Yunus Emre” olacak 3ncü ilçenin kurulması kararı oy çokluğu ile kabul ediliyor.

***

Böylece, il genel meclisinde alınan kararla 3ncü ilçe kurulması için ilk adım atılmış olunuyor.

Karar, ikinci adım olarak İçişleri Bakanlığına onay için gönderiliyor.

Bakanlığın onayı sonrasında kararın TBMM'de görüşüleceği, mecliste alınan kararın hemen ardından da yeni kurulacak 3ncü ilçeye Kaymakam ataması yapılacağı açıklanıyor.

***

Ancak...

İçişleri bakanlığı, Eskişehir'e 3ncü merkez ilçe kurulması yönünde alınan il genel meclisi kararını uygun bulmuyor.

“Eskişehir'in 3ncü bir merkez ilçeye ihtiyacı yok” diyor.

Böylece, Eskişehir'de Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri'nden alınacak mahalle ve köylerle oluşturulacak ve adı da “Yunus Emre” olacak 3ncü merkez ilçenin kurulması suya düşüyor...

***

Aynı konu geçenlerde AK Parti milletvekili Nebi Hatipoğlu tarafından gündeme getirilmiş.

Odunpazarı ilçesinin 426 bin nüfusu ile 35 ilden büyük olduğunu belirterek “Bölünmesi lazım” demiş.

Konunun 15 yıl sonra milletvekili Hatipoğlu tarafından yeniden gündeme getirilmesini çok ilginç bulduk.

Zira...

Geçmişte denenmiş ama Ankara tarafından uygun bulunmamış bir konuyu yeniden gündeme taşıması biraz anlamsız geldi.

***

Zira.

15 yıl önce, üstelik Cumhurbaşkanının önerisine rağmen kabul edilmeyen bu yeni ilçe meselenin, bana kalırsa bundan sonra da Ankara tarafından kabul edilme ihtimali yok...

Çünkü...

Ülkede, Odunpazarı İlçesi ile aynı nüfusa, hatta daha fazlasına sahip sayısız ilçe var.

***

NOT- Öte yandan, söz konusu öneri “35 ilden daha büyük 426 bin nüfuslu Odunpazarı ilçesi ikiye bölünmeli” yerine, “Odunpazarı ilçesi bu nüfusuyla il yapılmalı” şeklinde olsa, daha mantıklı olurdu sanki...

1.-22

2.-17

3-189

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

YALAKALIĞIN YERİNİ HİÇBİR TEKNOLOJİ ALAMAZ!

Teknoloji öylesine baş döndürücü bir hızla ilerliyor ki, bundan 2 yıl sonra baktığınızda bu günü bile çok ilkel bulabileceğiz.

***
Bu süreçte, bu günün popüler olan pek çok mesleği bile tarihe karışacak.
Kasiyer, gişe görevlisi, futbol hakemi, maden işçileri, gıda ve temizlik işçileri, otopark görevlileri, şoförler, telefon pazarlamacıları, muhasebeciler, emlakçiler, sekreter, makinist, pilot gibi pek çoğunun işini yapay zeka programları ile robotlar üstlenecek.
Teknoloji nasıl ki dünün var olan mesleklerini süreç içinde ortadan kaldırdıysa, aynı teknoloji bugünün mesleklerini de yarın tarihe gömecek.

***
Yakın bir gelecekte yok olacak pek çok mesleğin yerine ise, bugün isimlerini dahi bilmediğimiz yeni meslekler gelecek.
Örneğin…
Otomasyon Anomalisi Analistinden tutun da Biyoyazıcı Mühendisliği’ne…
Yapay Zeka Eğiticiliğinden, Uydu Ağı Bakım Mühendisliği’ne…
Yapay Zeka Fikri Mülkiyet Arabuluculuğu’ndan, Entomikrobiyotik temizleyiciliğine…
Dünya Dışı Habitat Tasarımcıları’ndan, Dünya Dışı Habitat Tasarımcılığı ve Dünyalaştırıcı Mikrobiyologlar’a kadar birçok meslek doğacak.
Sanal Asistan Kişilik Tasarımcıları olacak örneğin…
Davranış Tahmin Analistleri olacak…
3D Baskı Bina Tasarımcılığı diye bir meslek olacak mesela…
Veri Tabanlı Tıbbi Teşhis Uzmanları…
Tahmini Düzenleme Analistleri…
Uzay turizmi operatörleri falan olacak…
Sonuç olarak…
Doktor’a, hemşireye, Eczacıya, öğretmene, Hakim ve Savcı’ya, hatta biz gazetecilere yakın bir gelecekte gerek kalmayacak…

***
Bunun yanı sıra…
Hiçbir teknolojik gelişmenin yok edemediği Yalakalık ise gelecekte de, belki de ölmeyen tek meslek olarak kalmayı sürdürecek…
Şimdi “Yalakalık meslek mi ki böyle söylüyorsun?” diyeceksiniz…
Evet meslek!
Hem de en eski mesleklerden biri!
Bununla geçimlerini sağlayan yüz binlerce insanın olduğunu düşündüğünüzde, en çok kazandıran da bir meslek aynı zamanda…
O yüzden…
Yalakalığı meslek haline getirenler hiçbir telaşa kapılmasın!
Teknolojinin getirebileceği hiçbir tehdit olmayacak kendilerine!

Dün ve bugün nasıl varsalar, gelecekte de var olmayı sürdürecekler!

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

İZAHI YOKSA MİZAHI VAR...

En düşük emekli aylığı 16.881 liraydı.

TÜİK enflasyon verileri sonrasında, en düşük emekli aylığının 18.938 lira olacağı ortaya çıktı.

Ortaya çıkan rakamın kamuoyunda gördüğü tepki üzerine AK Partili kurmaylar, 6 milyon emekliyi ilgilendiren en düşük emekli aylığını yeniden belirlemek için toplandı.

Sonuçta, milyonlarca emeklinin beklediği aylık miktarı bin lira attırılarak, en düşük aylık 20 bin lira olarak açıklandı.

Hal böyle olunca, emekliler özellikle sosyal medya üzerinden, tıpkı yukarıdaki paylaşımda olduğu gibi meselenin artık mizahını yapmaya başladı...

Mizah

,,,,,,,,,,,,