ANADOLU’NUN EN BÜYÜKLERİNDEN BİRİ
Yakutiye Medresesi, İlhanlı Hükümdarı Sultan Olcayto döneminde Gazan Han ve Bolugan Hatun adına Hoca Yakut Gazani tarafından 1310 yılında yaptırıldı. Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin en büyüğü olarak gösterilen yapı; plan düzeni, dengeli mimarisi ve iri motifli süslemeleriyle Erzurum’un dikkat çeken tarihi eserleri arasında bulunuyor. Dört eyvanlı medresenin dikdörtgen avlusunun orta bölümü mukarnaslı kubbeyle, diğer bölümleri ise sivri kemerli beşik tonozlarla örtülüyor. Taç kapının yanlarındaki pars ve kartal motifleri ile hurma yaprakları, iki pars ve kartal figürlerinden oluşan hayat ağacı, Orta Asya Türklerinin önemli simgelerini bir araya getiriyor.
1995’TE RESTORE EDİLEREK MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Yakutiye Medresesi’nin doğu duvarına bitişik olarak inşa edilen tuğla kümbette üç pencere bulunuyor. Avlunun sağında ve solunda karşılıklı olarak beşik tonozlu altışar oda sıralanırken, odalardan birinden minareye çıkılıyor. Medreseye vakfedilen altı köyün adını içeren vakfiye ise mermer üzerine sülüs yazıyla işlendi. Öğrenci ve hocaların odalarının sınıf ve derecelerine göre belirlenmesi nedeniyle her odanın girişinde farklı işlemeler bulunuyor. 1995 yılında restore edilen Yakutiye Medresesi, günümüzde Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. Tarihi yapı, Sivas, Konya, Kayseri, Erzurum ve Kırşehir’deki diğer önemli medreselerle birlikte 2014 yılında “Anadolu Selçuklu Medreseleri” başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi.
NADİR ESERLER ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR
Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi’nin koleksiyonunda birbirinden değerli eserler yer alıyor. 19 ve 20’nci yüzyıllara tarihlenen akik taşlı bilezik, Osmanlı döneminden kalan sedef kakmalı ahşap yazı takımı ve 18 ile 19’uncu yüzyıllara tarihlenen tombak leğen-ibrik takımı bunlar arasında bulunuyor. Müzenin en dikkat çekici eserlerinden biri ise “Rython” olarak adlandırılan hayvan ve insan biçimli kap. Parlak yeşil renkli, sırlı eserde, hayvan üzerinde oturarak önündeki iki davulu çalan insan figürü yer alıyor. Bitkisel bezemelere de sahip olan eser, Anadolu’da bilinen tek örnek olması bakımından önem taşıyor. Yakutiye Medresesi, tarihi mimarisinin yanı sıra içerisinde sergilenen nadir eserlerle Erzurum’un kültürel mirasını günümüze taşıyor.



