13 FARKLI MEDENİYETİN ESERLERİ SERGİLENİYOR
Amasya Arkeoloji Müzesi’nin geçmişi, 1925 yılında II. Beyazıt Külliyesi’ne ait medrese binasının iki odasında oluşturulan müze deposuna dayanıyor. Az sayıdaki arkeolojik eser ile İslami dönem mumyalarının bir araya getirildiği depodaki eserler, 1962 yılında Gökmedrese Camii’ne taşındı. Müze, 1977 yılında bugünkü binasına taşınırken yeniden düzenlenerek 1980 yılında ziyarete açıldı. Amasya Arkeoloji Müzesi’nde Geç Neolitik ve Erken Kalkolitik çağlardan başlayarak Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine uzanan 13 farklı medeniyetin eserlerini bir arada görmek mümkün. Müzenin batısındaki bahçede ise Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, İlhanlı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan taş eserler sergileniyor.
14’ÜNCÜ YÜZYILDAN KALAN MUMYALAR İLGİ ÇEKİYOR
Amasya Arkeoloji Müzesi’nin en dikkat çekici bölümleri arasında İlhanlılar döneminden kalan 14’üncü yüzyıla ait mumyalar bulunuyor. Daha önce Selçuklu Sultanı I. Mesud’a ait türbede bulunan mumyalar, günümüzde müze içerisinde özel olarak hazırlanan bölümde sergileniyor. İlhanlıların Anadolu’daki hakimiyeti döneminde Amasya’da nazırlık ve emirlik yapan kişilere ve yakınlarına ait mumyalar arasında İşbuğa Nuyin ve Cumudar Bey’in mumyaları da yer alıyor. Ayrıca İlhanlıların siyasi egemenliği döneminde Amasya Valiliği yapan İzzettin Mehmet Pervane Bey’e, cariyesine ve çocuklarına ait mumyalar da ziyaretçilerin görebildiği önemli eserler arasında bulunuyor.
EŞSİZ ESERLER MÜZENİN KOLEKSİYONUNDA
Müzenin öne çıkan eserlerinden biri, Amasya II. Beyazıt Camii’nden alınarak 2000 yılında müzeye getirilen Kayı Boyu damgalı pencere kanatları. Ahşap pencere kanatlarına işlenen Kayı Boyu damgası, verilen bilgilere göre Osmanlı coğrafyasındaki tek örnek olma özelliğini taşıyor. Müzenin önemli eserleri arasında 1962 yılında Doğantepe köyü Mesken Höyük’te bulunan ve “Amasya Heykelciği” olarak da tanınan Hitit Fırtına Tanrısı Teşup Heykelciği de bulunuyor. Tunçtan döküm tekniğiyle yapılan eser 21,5 santimetre yüksekliğinde ve 1340 gram ağırlığında. Osmanlı döneminden kalan mermer Güneş Saati, Amasya Elmalı Mozaik ve mitolojik figürlerle bezeli Aktarla Lahiti de müzenin dikkat çeken eserleri arasında yer alıyor. Özellikle 2013 yılındaki kurtarma kazısında ortaya çıkarılan Amasya Elmalı Mozaik, “Amasya Misket Elması”nın yaklaşık 1700 yıl önce de bilindiğini göstermesi açısından önem taşıyor.



