TÜSİAD geleneksel ekonomi değerlendirmesini 8 Ocak'ta gerçekleştirdi. Türkiye ekonomisi ile ilgili açılış konuşmasını Tüsiad başkanı Simone KASLOWSKİ yaptı…

Şubat 2020 Tüsiad ziyaretimizde Sayın Başkana Eskişehir ekonomisi ile ilgili bilgiler aktarmış ve kendisini şehrimize davet etmiştim. KASLOWSKİ bu modern kente severek gelirim demişti; bekliyoruz Sayın Başkanı…

 

 

 

Enflasyonla mücadele, ekonomik istikrar, büyümenin ön koşuludur. Tüm aktörler, enflasyon ile mücadelede mutabık olmalıdır. Türkiye ekonomisinin disiplinli
politikalara, öngörülebilir yaklaşımlara ve güvene ihtiyacı var.
Kapsamlı bir iktisat politikası oluşturulmalı, hukuk, liyakat öne çıkarılmalıdır, şeklinde özetlenebilir başkan KASLOWSKİ 'nin konuşması.
...

Panelistler: 2020 yılında,
Merkez bankalarının genişlemeci politikalar izlediğini, doğal olarak piyasaya yüksek miktarda para sürülerek ekonominin canlandırılmak istendiğini; buna karşın Türkiye Merkez Bankası’nın 85 milyar dolar rezerv satışının doğru olmadığını belirtti.
Merkez bankası kredibilitesi önemli görüşü öne çıktı.
Bu süreçte yeni ekonomi yönetiminin "ortodoks politikalara" dönmesi isabetli bulundu.
...

Kredi artışına rağmen, istihdam ve büyümede patinaj yaşanması olumsuzluk olarak değerlendirildi. Aşırı altın ithalatı eleştiri alırken, batık kredilere, enflasyondaki yükselişe, şirketlerin borçlanmasına, siyasi ve hukuki reformların aciliyetine dikkat çekildi .
Yerleşiklerin döviz ve altın almaya devam etmesi sorun; ancak “de dolarizasyon” için yüksek faizin tek başına çözüm olamayacağı, güven yaratmanın ve Merkez Bankası özerkliğini korumanın önemine değinildi.
Bu arada yurt içi yerleşiklerin bankalardaki döviz miktarı 235 milyar doları aşarak yeni bir rekor kırdı.
....

2021 öne çıkanlar..
Arz ve talep kanalında daralma bekleniyor.
Talep düşüyor,
Türkiye'nin GSYH’sinde 7.7 ile 8.9 aralığında daralma bekleniyor.
Tüsiad ise,
Yüzde 4 büyüme
Yüzde 11 enflasyon öngörüyor 2021'de.
...

Türkiye’nin 220 milyar dolar ihtiyacı olacak 2021'de, geçmiş yıllarda olduğu gibi büyük oranda karşılanması bekleniyor.
Dış finansman açığı milli gelirin yüzde 30'u civarında..
Güven sağlayan Türkiye'ye para girişi hızlanabilir, gelişmekte olan ülkelere para akışı görülüyor.
Reformlar hız kazanmalı, reformlar için kaynak sağlanmalıdır.
Türkiye, ABD ve AB'nin “yaptırımlarından” kaçınmalıdır.
...

Türkiye daha önce 2003-2007'de gerçekleşen çıkışını yeniden yapabilir.
Türkiye'nin yeni öykülere ihtiyacı var. Siyasi ve hukuki alanda yeni adımlar atılmalı.
Yapısal reformlar bir an önce gerçekleştirilmeli , AB standartlarına bir an önce ulaşılmalıdır.