65 yaş üstü yani bizler evde kendimizi dinlemeye başladığımız için her türlü hastalığı
kendimize yakıştırmaya başladık. Neremiz ağırsa en son teşhisi koyup kanserim
demeye başladık. Telefon ve görüntülü telefon görüşmesi yapan eşim arkadaşlarından
aldığı haberlerle haline şükretmeye başladı. Herkes psikolojik rahatsızlıklarını
kendine teşhis koyarak sinir hastası olmuş. Herkes antidepresan kullanmaya başlamış,
kullanmayan kaldı mı?
Antidepresanlarda 2019’da 49.8 milyon kutu antidepresan ilaç satılırken 2020’de bu
sayı yüzde 9,6 artarak 54.6 milyona çıktı. Artışın arkasında pandemi ve kısıtlamalar
kadar Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik krizin de yattığını söyleyen
Milletvekili sayın Gamze Taşcıer, ülkede belirli bir azınlığın daha da zenginleşirken
orta gelir düzeyine sahip insanların giderek yoksullaştığını, dar gelirlilerin ise açlıkla
boğuşma noktasına geldiğini söyledi. Toplumda derin bir mutsuzluk salgınının
günden güne yayıldığını ifade eden sayın Taşcıer, işsizliğin insanların canına tak
ettiğini belirterek “İki üniversite bitirmiş insanlar ne iş olsa yaparım diyor ancak iş
bulamıyor. Bu durum insanların psikolojisini de zorluyor.
Öğrendiğimiz kadarıyla, Eskişehir’de korana virüsten evde tedavi gören
arkadaşlarımızın dışında hastanede yatanların çokluğu bizleri iyice paranoyak yaptı.
Sayın bakanımız vaka sayısını 40 bin olarak açıklayınca korkmamak elde değil.
Sayın bakanımız vaka sayısı hasta anlamına gelmez diyerek bizleri rahatlatmaya
çalışıyor ama vaka ile hasta arasındaki farkı bir türlü çözemedik