Gençliğinde gazetecilik yapacaksın…
………..
Sakarya Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürlüğü koltuğuna oturacaksın…
…………..
Üniversite yıllarında başarılı olacaksın, akademisyenlik hayatında zirveye oynayacaksın…
…………
Anadolu Üniversitesi gibi dev bir bilim yuvasının rektörlüğünü yapacaksın…
………..
Başta Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunacaksın, Türkiye’de tanınacaksın…
…………….
Siyasete atılacaksın, Büyükşehir Belediye Başkanı olacaksın…
……………
Kışın çamuru, yazın tozu eksik olmayan bir kasaba kentini adeta baştan yaratıp…
…………
Türkiye’nin gözde şehirlerinden biri yapacaksın…
……………
25 yıl başkanlık yapıp rekor kıracaksın…
…………..
Sonra zorunlu emekli olacaksın…
…………
Ve böyle bir yaşamdan sonra, evde oturup hiçbir şeye karışmayacaksın…
…………..
İşte bu imkânsız…
………..
Yılmaz Büyükerşen’den bahsediyoruz…
……………
Hani diyorlar ya, “Çok konuşuyor, ona buna çatıyor” diye…
………….
Evet, yine konuşmuş, lafları gediğine koymuş…
……….
Meslektaşımız Meltem Karakaş’a yaptığı açıklamalarda önce çok sevdiği(!) Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt için “Ben siyaseti bilmiyordum. Bilseydim, onu belediye başkanlığına değil, meclis üyeliğine bile aday göstermezdim” demiş…
………………
Sonra Eskişehir’de gerçek anlamda sanayici ve tüccar bulunmadığını söylemiş…
……..
“Eskişehir’deki sanayici ve tüccarların çoğu fuar bilmiyordu. İlk ben götürdüm onları, fuarları görsünler, incelesinler, ufukları açılsın diye. Ama olmadı” demiş…
……….
CHP’de yapılması istenen ön seçim ile ilgili de “Şimdiye kadar ön seçimi benim yaptırmadığımı söylüyorlar. Masal okuyorlar. Ben yokum, hadi yapsınlar” diye rest çekmiş…
………..
“Milletvekilliği düşünüyor musunuz?” sorusuna ise “Yok canım. 90 yaşında milletvekilliğini ne yapayım ben ya?” diyerek gülüp geçmiş…
…………
Yılmaz Hoca’yı 40 yıla yakın bir süredir tanırız. Severiz, sayarız…
……….
Ve şunu da iyi biliriz, tartışmaları, laf sokmaları sever…
…………
Hatta bunlar onun enerji kaynağıdır…
………..
Bu nedenle kimse ondan kenara çekilmesini, torun sevmesini beklemesin…

Fotoğrafı bir okurumuz WhatsApp hattımıza göndermiş…
…………….
Yer: Yeşiltepe Haliç Sokak No: 50’nin önü…
……..
Okurumuz, “Tepebaşı yollarını, asfaltlarını anlatmaya gerek yok sanırım…
…………….
Tepebaşı bir tek bağlardan ibaret değil. Ahmet Başkan’a iletirseniz sevinirim…
……………..
Tabii OEDAŞ’ı da dâhil edelim. Bu saygısızlığa nasıl izin veriliyor?” diyor…


TEMEL’İN KÖŞESİ
YASAK
Uçakta Temel’in telefonu çalar, konuşmaya başlar. Hostes gelir, ‘Uçakta yasak’ der. Temel telefonda konuştuğu Dursun’a ‘Ule benim konuşmam yasakmış, son konuş ben dinleyeyim’ der…