Yarım asrı aşkın süredir bu kentte yaşıyoruz…
……
35 yıldır da gazetecilik yapıyoruz…
………
Yani bu şehrin geçmişini de…
………
Bugünlere nasıl geldiğini de…
………
İyi biliyoruz…
………
Eskişehir eskiden, adı gibi eski bir şehirdi…
………
Kışın çamuru, yazın tozu eksik olmazdı…
………
Bir basma fabrikamız vardı…
………
O gün hangi renk kumaş basılmışsa, Porsuk o renk akardı…
………
Park denilince aklımıza, üç bank, iki salıncak, bir tahterevalli gelirdi…
………
Bir tane bile 5 yıldızlı otelimiz yoktu…
………
AVM ne demek, onu zaten bilen yoktu…
………
O zamanlar İki Eylül ve İsmet İnönü Caddeleri araç trafiğine açıktı…
………
Eskişehir’in merkezinde gürültü ve karmaşa vardı…
………
Özetle bir zamanlar Eskişehir…
……
Kasabadan farksızdı…
………
Peki ya şimdi?
………
Pasaportsuz girilen bir Avrupa kenti olduk…
………
Porsuk, güzel bir kadının boynunda parlayan…
………
Nadide bir inci gibi akıyor…
………
Üzerinde botlar geziyor, gondol keyfi yapılıyor…
………
Kent, onlarca 5 yıldızlı otel ve AVM’yle doldu…
………
Türkiye’de eşi benzeri olmayan parklarımız oldu…
………
Heykel ve kent mobilyalarıyla şehrimiz hayat buldu…
…………
Diğer illerden Eskişehir’e turlar düzenleniyor…
………
Yılda bir milyondan fazla turist geliyor…
………
Ve böyle bir gerçek varken…
………
Eskişehirliler kentleriyle gurur duyarken…
………
Bazı AK Partili isimler belediyeleri eleştirirken…
………
Bu kenti kötülüyorlar…
………
Eskişehir’e “çöp, çamur” diyorlar…
………
Aslında kendi ayaklarına sıkıyorlar…


NOSTALJİ
1911 yılında Eskişehir Köprübaşı…


TEMEL’İN KÖŞESİ
İki Yüzlü
Öğretmen Minik Temel’e sormuş:
- Söyle bakalım, iki yüzlü kime denir? Minik Temel:
- Okula gülerek gelen öğrenciye.