Hakkarili köylüler 1962 yılında Zap Suyu üzerine bir köprü yapmasını devletten ister. Devlet kulak asmaz. Yıl 1969. Boğaziçi’ne bir asma köprü yapımı gündemdedir. Aralarında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ında bulunduğu farklı üniversitelerden, farklı fraksiyonlardan pek çok devrimci genç bir kampanya başlatır: “Boğaza değil, Zap Suyu’na Köprü.”
Gençler birlik olurlar, köprü yapımı için para toplanmaya başlanır. Bir taraftan İTÜ’den öğrenciler ve hocaların bir kısmı Hakkari’ye gelip, köprü için ölçüleri alır, hesapları yaparlar. Köprünün Boğaziçine yapılacak köprüye benzer olması hedeflenir. İstanbul ve Ankara’dan öğrenciler gelir, malzemeler taşınır ve 22 gün süren inşaat çalışması sonrası köprü bitirilir.
Yıllarca, “Devrimci Gençlik Köprüsü” “Deniz Gezmiş Köprüsü”, “Denizler Köprüsü”, “Zap Suyu Köprüsü” isimleri ile anılır. 1999 yılında köprü havaya uçurulur. Aradan 10 yıl geçtikten sonra Cezmi Ersöz’ün girişimi ile yeni bir kampanya başlatılır. Havaya uçurulan köprü yeniden inşa edilecektir. Çabalar sonrası “Devrimci Gençlik Köprüsü” 2010 yılında tamamlanır. Zap Suyu üzerinde 1969 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından yapılan “Devrimci Gençlik Köprüsü” yeniden inşa edilir. Aşağıda yer alan fotoğraf tarafımdan 3 Temmuz 2025 tarihinde çekilmiş olup, soldan üçüncü kişi ben ve eşim Dr. Sena Karluk’tur.
Kent merkezine 45 kilometre uzaklıktaki Van-Hakkari karayolu üzerinde 1969 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından ''Barışa Köprü Ol'' projesi çerçevesinde yeniden inşa edilen “Devrimci Gençlik Köprüsü” açılışında törene katılan BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Hakkari ve ülke adına önemli bir güne tanıklık etmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, ''Hakkari halkına bu sevinci yaşatan düşünceye, emeğe ve bunun aktörlerine selam olsun. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum'' demiştir.
Yazar Cezmi Ersöz, köprünün Türk ve Kürt sanatçıları, aydınları, emekçileri, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerinin birlikte inşa ettiğini vurgulamıştır: ''Bu köprü bizim evladımız, onurumuz, gururumuz, geçmişimiz ve geleceğimizdir. Birazdan Türkiye’nin dört bir tarafından gelen üniversite öğrencileri bir barış zinciri oluşturacak. Her öğrenci, Türkiye'deki bir şehri temsil edecek. Bu öğrencilerimiz el ele verecek. Vasiyetim, mezarımın bu köprünün ayaklarından birine yapılmasıdır.''
Ben, “Devrimci Gençlik Köprüsü” nün yapılmasına karşı değildim. Çünkü, her iki köprü de birbirinin alternatifi değildi. O dönemde Ankara Üniversitesi SBF’de öğrenci iken tercihim, Boğaz’a köprü yapılmasından yanaydı. O dönemde hocam Prof. Dr. Besim Üstünel Boğaz’a köprü yapılmasına karşı idi.