19 Eylül 1921’de Sakarya Zaferi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verilişinin üzerinden 105 yıl geçti. Ancak bu anlamlı günün yıl dönümünde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Açıklamada, vatan için bedenini ortaya koymuş gazilerin hak arayışında yaşadığı mağduriyetlere ve ülkenin içinden geçtiği hukuki sürece dikkat çekildi.
"Güvenpark’ta Gazilerin Sesinin Susturulması Ağır Bir Tablodur"
Vatan için mücadele eden er gaziler ile şehit yakınlarının, eşit özlük hakları talebiyle Ankara Güvenpark’ta 38 gün boyunca seslerini duyurmaya çalıştığı hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Vatan için bedenini ortaya koymuş er gazilerimiz ve şehit yakınları, eşit özlük hakları talepleriyle Ankara Güvenpark’ta 38 gün boyunca seslerini duyurmaya çalışmaya çalıştı. 19 Ağustos sabahı polis müdahalesiyle parktan çıkarıldılar. Gazi Meclis’in hemen yanı başında, gazilerimizin sesinin polis müdahalesiyle susturulması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ağır bir tablodur. Çünkü gazilerimizin talebi ayrıcalık değildir. Hak ettikleri değeri ve eşitliği istemektir."
"Terörsüz Türkiye Hedefi, Gazilerin Onurunu İncitmemelidir"
Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yeni bir hukuki süreçten geçtiği, TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı Kanun ile bazı düzenlemelerin getirildiği belirtilen açıklamada, toplumsal barışın adalet duygusu zedelenmeden kurulması gerektiği vurgulandı. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: "Elbette; Terör bitsin. Silahlar sussun. Çocuklarımız ölmesin. Türkiye huzura kavuşsun. Bundan daha doğal bir toplumsal beklenti olamaz. Ancak bir gerçeği de yüksek sesle söylemek zorundayız: Türkiye terörden arınırken, gazilerinin onurunu inciten bir Türkiye olamaz. Toplumsal bütünleşme, gazinin hakkını görmezden gelerek kurulamaz. Barış adına adalet duygusu zedelenemez."
"Atatürk Cumhuriyeti ve Hukuk Devleti Kırmızı Çizgimizdir"
Hiçbir yasal düzenlemenin şehitlerin ve gazilerin fedakârlığını değersizleştirmemesi gerektiğinin altı çizilirken, ADD’nin kırmızı çizgileri şu sözlerle duyuruldu: "Bizim itirazımız terörün sona ermesine değil; Terörsüz Türkiye hedefinin hangi hukuk anlayışıyla, hangi güvencelerle ve hangi Cumhuriyet değerleri içerisinde gerçekleştirileceğine yöneliktir. Bizim kırmızı çizgimiz bellidir: Atatürk Cumhuriyeti. Milli egemenlik. Hukuk devleti. Laik ve demokratik Cumhuriyet. Üniter devlet yapısı. Milletimizin ortak bütünlüğü. Bunlar tartışmanın pazarlık konusu olamaz."
Açıklamada ayrıca, 1921’de Gazi unvanının verildiği Meclis’in yanı başında, 2026 yılında gazilerin haklarını duyurabilmek için mücadele etmek zorunda kalmasının en büyük çelişki olduğu ifade edilerek, "Gazilerimizin onurunu korumayan bir Türkiye, geleceğini de koruyamaz" denildi.



