Ekonomide tuş olduk.
Sırtımız yerden kalkmıyor.
Futbolda dışa bağımlı hale getirildik.
Antrenör yabancı, takımdaki isimleri çok iyi tanımıyoruz.
Çünkü; menşei Türkiye değil.
****
Ligimizdeki kulüpler, yabancı futbolcu cenneti olmuş.
Türkiye Ligi'nde bir müsabakada sahaya çıkan futbolcuların çoğunluğunun yabancı olması, yerlilerin sadece kadroyu tamamlaması;
Kendi ayağımıza sıkmak anlamına gelmiyor mu?
****
Ama; doğru yapılan işler de var.
Kadınlar sporun değişik dallarında inanılmaz başarılara imza atıyor.
Göğsümüzü kabartıyorlar.
Voleybol başta, salonlardan gelen uluslararası madalya ve şampiyonluklar ile içimiz içimize sığmıyor.
****
Voleybol kadın milli takımımızın milletler şampiyonası, Avrupa şampiyonasının ardından olimpiyat elemelerini de kayıpsız geçmesi.
Ev sahibi Japonya'dan sonra dün de Belçika'yı yendik.
...Ve tüm rakiplerini yenerek grup şampiyonu olan Türkiye 2024 Ağustos ayında gerçekleştirilecek Paris Olimpiyatları'na katılacak.
Bekle bizi Paris Dünyanın bir numarası Türk Kadınları geliyor...
Kente ihanet
Bugün imara açılarak duvarlarla çevrilen yerde Vişnelik Ovası vardı.
Akarbaşı'ndan başlayarak Karacaşehir'e kadar uzanan mümbit topraklar bağ bahçe ve tarlalar yok oldu.
Ekim ve üretim yasaklandı.
Kentin büyük bölümünü besleyen verimli toprakları kendi elimizle yok ettik.
Bu kente ihanet ettik.
****
Herkes marketlerde pazaryerlerinde satılan sebze ve meyve fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ediyor.
Çünkü; o sebze ve meyveler kilometrelerce uzaktan geliyor.
Başta, taşıma ve mazot giderleri olmak üzere sistemin yarattığı aracılar tarafından pazar tezgahına tarladan çıktığı fiyatın 5-10 katına ulaşıyor.
****
Yetmiyor, ithalat yoluyla yurt dışından getiriliyor.
Biz kendimize yeten, ihracat yapan bir ülkeyken bugün meyve, sebze, tahıl ve saman ithal eden bir ülke durumuna geldik.
Ne ürünlerimizin marka değerini koruyabildik.
Ne de yerli üretici ve tüketiciyi.
****
Yediğimizin,içtiğimizin eski lezzeti kalmadı.
Yerli malı doğal ürünlerden mahrum bırakıldık.
Biz herşeyi üretebilen, her karış toprağı eken
bir toplumken, tüketime alıştırıldık.