Talat Yalaz: "Eskişehir'de il başkanı bulamıyorlar"
Talat Yalaz: "Eskişehir'de il başkanı bulamıyorlar"
İçeriği Görüntüle

Dört ayrı bileşenden oluşuyor

Efes Dünya Miras Alanı; Çukuriçi Höyük, Ayasuluk Tepesi, Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi olmak üzere dört ana bileşenden oluşuyor. Ayasuluk Tepesi’nde Selçuk Kalesi, St. John Bazilikası, İsa Bey Hamamı, İsa Bey Camii ve Artemision gibi farklı dönemlere ait önemli yapılar yer alıyor. Bu geniş kültürel alan, tarih öncesi çağlardan Osmanlı dönemine kadar uzanan çok katmanlı geçmişiyle ziyaretçilerine benzersiz bir tarih yolculuğu sunuyor.

9 bin yıl boyunca önemli bir merkez oldu

Antik dünyanın en önemli yerleşimlerinden biri olan Efes, tarih öncesi dönemden başlayarak Helenistik, Roma, Doğu Roma, Beylikler ve Osmanlı dönemleri boyunca yaklaşık 9 bin yıl kesintisiz yerleşim gördü. Kent, tarihinin hemen her döneminde önemli bir liman, ticaret ve kültür merkezi olarak öne çıktı. Helenistik ve Roma dönemlerine ait gelişmiş kent planlaması, anıtsal yapıları ve mimari eserleriyle Efes, antik çağın şehircilik anlayışını günümüze taşıyan en önemli merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

Dini tarih açısından eşsiz bir birikim sunuyor

Efes, mimari ve ticari öneminin yanı sıra dini tarihiyle de dikkat çekiyor. MÖ 8’inci yüzyıla tarihlenen ve Antik Dünyanın Yedi Harikası arasında gösterilen Artemis Tapınağı, bölgenin en önemli yapıları arasında yer alıyor. Hz. Meryem’in Hz. İsa’nın annesi olarak kabul edildiği 431 tarihli Ekümenik Konsül’ün düzenlendiği Meryem Kilisesi, St. John’ın mezarı üzerine inşa edilen bazilika ve günümüzde Hristiyanlar tarafından hac merkezi olarak kabul edilen Meryem Ana Evi, Efes’in Erken Hristiyanlık dönemindeki önemini ortaya koyuyor. Bölgede yer alan İsa Bey Camii ve diğer İslam yapıları ise Efes’in farklı inanç ve kültürleri bir araya getiren tarihî zenginliğini tamamlıyor.

Muhabir: Hasan Kartal